Temsilde kadın-erkek eşitliği karnesinde “Hal ve gidiş” sıfır - Mesele 121

Türkiye

KA.DER’in her yıl geleneksel olarak açıkladığı Temsilde Kadın Erkek Eşitliği Karnesi kadınların karar alma mekanizmalarındaki “yokluğunu” bir kez daha ortaya koydu.

Toplumsal yaşamın tüm hücrelerine sirayet eden cinsiyet ayrımcılığının koltukları işgal eden erkek egemen zihniyetin eseri olduğunu gözler önüne serdi. Seçimle ve atamayla gelinen tüm karar organlarındaki kadın temsil oranlarını yükseltmek için 22 yıldır çalışmalar yürüten KA.DER, 11. kez Temsilde Kadın Erkek Eşitliği Karnesi’ni açıkladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kamuoyuyla paylaşılan karne, insan haklarının ve demokrasinin bir gereği olan eşit temsil konusunda ne kadar “başarız” olunduğunu bir kez daha hatırlattı.

İşte, Temsilde Kadın-Erkek Eşitliği Karnesi’ndeki vahim rakamlardan bazıları:

  • 595 milletvekilinden sadece 104’ünün kadın olduğu TBMM’deki kadın milletvekili oranı %17,4.
  • Bakanlar Kurulu’nda görev alan 17 bakanın ise sadece 2’si kadın.
  • 2004 yerel seçimleri sonucunda kadın belediye başkanı oranı %0,6 iken, 2014 yerel seçimleri sonucunda bu oran ancak %2,9’a yükselebilmiştir. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde de kadın aday oranları pek parlak değil. Parti genel merkezlerinden aldığımız bilgilere göre; AK Parti, CHP, MHP, HDP, İYİ Parti, SP, DSP ve DP’nin gösterdiği toplam 3.717 belediye başkanı adayından yalnızca 249’u kadın. 6,69’luk bu oran, kadınların yok sayıldığı siyasi alanda kendilerini var etmeye çalıştığını açık bir şekilde göstermektedir.
  • Bürokrasi de yılların geleneğini bozmadı ve koltuklarını erkeklere bıraktı! Türkiye’deki 81 ilden sadece Uşak ve Muğla kadın valiler tarafından yönetiliyor. 7 ayrı yüksek yargı organında ise yalnızca Danıştay’da kadın başkan görev alıyor.
  • Akademideki kadın temsil oranları da farklı değil. 127 devlet üniversitesinden sadece 6 tanesini, 69 vakıf üniversitesinden de yalnızca 12’sini kadın rektörler yönetiyor. Toplam 18 kadın rektör, Türkiye’deki rektörlerin %9,18’ini oluşturuyor.

Tüm bu oranların ve toplumun her hücresine nüfuz eden ayrımcı uygulamaların sonucunda Türkiye, Dünya Ekonomi Forumu (WEF) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sıralamasında, 149 ülke arasında 130. sırada; Küresel Cinsiyet Eşitliği sıralamasında ise 2008’da 123. sıradayken 2018’de 130. Sıraya gerilemiş durumdadır.

8 Mart vasıtasıyla tüm siyasi partilere tekrar hatırlatıyoruz;

“Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için parti tüzüklerinizde değişiklik yapın ve %50-%50 eşit temsil için fermuar sistemini uygulayın.”

Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsili, sorunların çözümünde kadın bakış açısı ve deneyimden yararlanmak, daha demokratik, barışçıl bir toplum inşa etmek ve küresel insan hakları standartlarını yakalamak için şarttır. Toplumun yarısını oluşturan kadınların içinde yer almadığı her şey eksiktir.

Tüm kadınları birleşmeye, tüm erkekleri de kadınların önündeki engelleri kaldırmaya çağırıyoruz.

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.
Mesele Bülteni'ne abone olduğunuz için teşekkür ederiz

Facebook'ta Mesele