Mesele'den - Mesele 121

ABD’nin Suriye’den şimdilik ‘çekilme kararı’ vermesi üzerine Türkiye’nin ‘Fırat’ın Doğusu’na yapacağı operasyonu ertelemesi, eski bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Sadece büyük medya değil, sol kesimlerde de Kürtlerin ‘hamisi’ ABD’nin çekilme kararının yol açacağı komplikasyonlar tartışmaya açıldı. Birçok sosyalist eğilim ABD-Kürtler ilişkisini yeniden masaya yatırdı.

Aralık ayının hemen başında yeni bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldık. Bu saldırı dalgası, Gencay Hocadan, Şebnem Korur ve Ayşe Düzkan’a Fatih Portakal’dan Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e uzandı.

HDP milletvekili Erol Katırcıoğlu’nun meclis plan bütçe komisyonunda parti adına yaptığı bir konuşmada, AKP’nin devletçi politikalarını Sovyetler Birliği’ndeki Bolşeviklere, işçi iktidarına benzetti (*). Katırcıoğlu, AKP’yi Bolşevik (Rusça çoğunluk) olarak değerlendirip HDP ve kendisini Menşevik (Rusça azınlık) olarak tarif etti. Sanki Rus devriminde durum buymuş gibi...

24 Haziran erken genel ve başkanlık seçimlerinin ilk sonuçlarını öğrenmemize yaklaşık 48 saat var. CHP ve HDP adaylarının solda ve toplumda yarattığı umut ve iyimser hava çok açık. Muhalefetin sağdan gelen bölükleri, Saadet ve İYİ Parti’nin de kendi mahallelerinde konsolide ettiği bir oy ve kamuoyu olduğu izleniyor.

Sarı Yeleklilerin isyanının hatırlattığı gibi, 2010 yılından bu yana Dünya’nın değişik bölgelerinde, ülkelerin kendine has dinamikleriyle bir dizi halk isyanı yaşandı. Ekonomik ve siyasal sistemin kendilerine berbat bir yaşam sunmuş olması sebebiyle Kuzey Afrika, Türkiye, Avrupa’nın çeşitli kentlerinde halk hareketleri yaşanıyor. Bu düzen devam ettiği sürece de yaşanacaktır.

Eşitsizlik ve baskı koşullarında yapılan 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarını nasıl ele alabiliriz? Kuşkusuz onlarca farklı açıdan ele almak mümkün. Tersinden sorarak başlayalım: Erdoğan tüm ekonomik, kolluk, medya gücünü elinde toplamışken neden yüzde 60-65 değil de yüzde 52,5’ta kaldı?

İşçi ve emekçi kitleler büyük maddi güce sahip olsalar bile özgüvene, örgütlenmeye ve bunun siyasal bilincine henüz ulaşmamış oldukları için, seçim sathı burjuvazinin farklı kanatları arasındaki yarışa dönüşüyor. Hatta sağa karşı sağ adaylar karşımıza çıkartılıyor. Tayyip Erdoğan’ı seçimlerde alt etmenin kendisi ana hedef haline geldi. Sosyalist sol içinden Tayyip’e karşı Abdullah Gül’e bile evet demeyi savunanlar çıkabiliyor.

Diğer Makaleler...

Facebook'ta Mesele