Mesele'den - Mesele 121

CHP yürüyüşü 3’üncü gününde ve neredeyse AKP dışında yürüyüşe katılım çağrısı yapmayan siyasal eğilim kalmadı. Ancak bu yürüyüş Hayır cephesinin en geniş kitlesinde ve emekçi tabanda inandırıcı bir katılım ve karşılık bulmadı. Zaten CHP de ‘kontrollü’ bir yürüyüş planlamıştı.

CHP’li milletvekili Enis Berberoğlu’nun MİT TIR’larıyla ilgili casusluk yaptığı iddiasıyla 25 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanması üzerine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “adalet” talebiyle Ankara-İstanbul arasını yürüme kararı aldı. Yürüyüş Perşembe günü saat 11.00’de Ankara Güven Park’tan başladı.

Haziran 2013 ya da Gezi’nin başlangıcı kabul edilen 27 Mayıs 2013’ten itibaren Türkiye toplumsal mücadele tarihi inişli çıkışlı bir seyir izledi. Ve herşeye rağmen AKP rejiminin sermaye sınıfının ihtiyaçlarına paralel olarak iktidarı merkezileştirip otoriterleşmesine, OHAL ve KHK rejimine rağmen gençlerin isyanı ve tepkisi sürüyor. 16 Nisan referandumunun toplum katındaki ‘Hayır’ sonucu, moral ve direnme gücü verdi (...)

Bir süre daha 16 Nisan referandum sürecini ve sonuçlarını referans vererek siyasi durum üzerine konuşmak ve yazmak adetten olacak. Referandum süreci ve sonucu gibi, 1 Mayıs 2017 süreci ve Bakırköy Mitingi de işçi hareketi ve sendikalar üzerine konuşurken referans alınacaktır.

İlk başlarda Hayır Meclisleri olarak kendilerini adlandıran, esas olarak İstanbul, İzmir, Ankara gibi illerde ortaya çıkan, esasını bireylerin oluşturduğu meclisler, referandum sonuçlarını gayri meşru ilan ettiler. Sokağa çıktılar protesto ettiler.

16 Nisan referandumunda seçmenin tercihini belirleyen temel parametrenin “sınıfsal çelişkiler” olmadığı, “milli kimliklerin” ya da ‘Türkiye’nin bekâsı’ mevzusunun etkili olduğu ileri sürülüyor. Kuşkusuz bu değerlendirmede haklılık payı var. Ancak dikkatli bakıldığında bu değerlendirme hem olguları bize açıklamakta yetersiz kalır hem de Marksizmden, sınıfsal açıklamalardan uzaklaşırız.

1 Mayıs 2017 Bakırköy Mitingi

Uluslararası işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, Türkiye işçi ve sosyalist hareketi açısından ayrıca öneme sahiptir. Siyasi tarih açısından önemli bir gündür. Öyle ki, 1 Mayıs’ın tarihsel anlamını gölgede bırakır. Türkiye 1 Mayıslarının kurgusuna damgasını vurur, onu sınıf siyasetinden koparır. Bir bakarsınız esas tartışma mevzu alan olur, bir bakarsınız reformizmi bırakın bir burjuva partisinin peşine takılıp gitmiştir.

Diğer Makaleler...

Facebook'ta Mesele