Mesele'den - Mesele 121

Başlık, ünlü Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger’in ‘Seçimle Gelen Krallıklar’ ya da ‘Hükümdarlar’ çalışmasından esinlendi. Profesör Duverger bir Marksist değildi. Bir akademisyen olarak, burjuva toplumunda siyasal sistemler üzerine çalışmaktaydı. Kitabını 1974 yılında yazar ve aynı yıl büyük bir ilgi çeker, Türkçe’ye de o yıl çevrilir. 

Dünyanın genel görünümü uluslararası ekonomik krizin inişli çıkışlı seyri, Avrupa başta olmak üzere sağın, bazı ülkelerde aşırı sağın seçmen desteğini artırarak iktidara gelmesi, Latin Amerika ülkelerinde gerici sivil darbeler ile Ortadoğu’da büyük devletlerin enerji sahalarına egemen olma savaşları, İslamcı terör örgütlerinin cinayetleri ve iç savaş eliyle belirleniyor.

Özgür Suriye Ordusu denilen çeteler ve Türk askeri güçleri Afrin’e girdi. Afrin’e giriş zamanı ayarlıydı. Cumhurbaşkanı iki gün önce ‘bugün Afrin’e giriyoruz’ açıklaması yapmış, ardından cumhurbaşkanlığı tarafından bu açıklama ‘kuşatma’ olarak değiştirilmişti. Demek ki, Saray’ın kurmayları Afrin’e giriş tarihini 18 Mart’a denk getirerek, bu haksız savaşa ‘milli ve yerli’ bir anlam vermek istedi. Ama tutmadı. Kimse sokağa çıkmadı. Halk bunu bir savaş kazanmanın zaferi saymadı.

AKP-MHP seçim ittifakının neleri içerdiğini bilmiyoruz. Görüşmeler devam ediyor. Ancak görünen o ki, buna mecburlar. 2019 seçimlerinin erkene alınıp alınmayacağı, bir yönüyle bu ittifakın sağlanmasına bağlı. Hedefledikleri yüzde 50 artı 1’i güvenceye almaktır. Bu seviyeye ulaşmaları kolay olmadığı için ittifakı genişletmeye çabalıyorlar. Büyük Birlik Partisi (BBP) ırkçı kanattan bu ittifaka dahil oldu. Apaçık olan Sağcı Cephe’nin bileşenlerini Irkçı-Cihatçı partiler ve ekleri oluşturacak. Saadet Partisi (SP) ittifaka dahil olmayacağını açıkladı.

Soru şudur: Yasama, yargı, yürütme ve basın kesinkes iktidarın denetimindeyken, siyasi hava ırkçı milliyetçilikle kirletilmiş, savaş halindeki ve OHAL ile yönetilen bir ülkede, siyasi iktidara karşı nasıl bir mücadele yürütülebilir, yürütülmesi gerekir?

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) 11 Şubat’ta gerçekleştirdiği 3’üncü olağan kongresi; 1 Kasım 2015’ten bu yana polisiye vaka haline getirilmek istenen, savaşa karşı tutum aldığı için üye ve yöneticilerinin hala tutuklanmaya devam ettiği bir partinin delege, üye ve taraftarlarının güçlü bir sahiplenmesine sahne oldu.

Diğer Makaleler...

Facebook'ta Mesele