Mesele'den - Mesele 121

Bir süre daha 16 Nisan referandum sürecini ve sonuçlarını referans vererek siyasi durum üzerine konuşmak ve yazmak adetten olacak. Referandum süreci ve sonucu gibi, 1 Mayıs 2017 süreci ve Bakırköy Mitingi de işçi hareketi ve sendikalar üzerine konuşurken referans alınacaktır.

1 Mayıs 2017 Bakırköy Mitingi

Uluslararası işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, Türkiye işçi ve sosyalist hareketi açısından ayrıca öneme sahiptir. Siyasi tarih açısından önemli bir gündür. Öyle ki, 1 Mayıs’ın tarihsel anlamını gölgede bırakır. Türkiye 1 Mayıslarının kurgusuna damgasını vurur, onu sınıf siyasetinden koparır. Bir bakarsınız esas tartışma mevzu alan olur, bir bakarsınız reformizmi bırakın bir burjuva partisinin peşine takılıp gitmiştir.

16 Nisan referandumuna üç gün kala, Hayır oylarındaki kararlılık Evet oylarında kararsızlık sürüyor. Yüzde 1-2’nin değil, küsüratların bile büyük anlam ifade edeceği, gerilimli bir halk oylaması günü yaşayacağımız anlaşılıyor. Anket şirketleri, sorularına Evet diyenler arasında sandıkta Hayır kullanacak seçmenlerin sayısını yüzdelerle ifade ediyor.

‘Bejin Na’ Kürtçe ‘Hayır Deyin’ demek. Aynı zamanda Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) referandum şarkısının ismi. Sanatçı Seyda Perinçek tarafından hazırlanan “Bejin Na” şarkısı Türkiye’nin bazı kentlerinde yasaklanmıştı. Şimdi ise, Mersin 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla Türkiye genelinde yasaklandı. Demek ki, ‘Hayır’ Kürt illerinde de güçlü bir karşılık buluyor. Aynı zamanda HDP kampanyasına saldırı için bahane oluşturuluyor.

16 Nisan referandumu, ‘hayır’ cephesinin başarısını, ‘evet’çi iktidar ve devletin ise başarısızlığını ortaya koydu. Tayyip Erdoğan Beştepe’de halk oylamasının sonuçlarını değerlendirirken ne dünya ne de yüzde 50’ye yakın ‘hayır’ oyu veren seçmen umurunda değildi. Onun dünyası, şimdilik yüzde 50 artı 1 desteğini sürdüren seçmen kitlesi. Sarayın bahçesinde bindirilmiş kıtalara hitap ederken, Ankara’da ‘evet’lerin yüzde 50’nin altında olması da 80 milyonluk Türkiye de, 350 milyonluk Avrupa ve 6 milyarlık dünya da onun umurunda değildi. Geleceğin ‘başkan’ adayının vizyonu ve misyonu, bütün dünyası İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu’ya sıkışmış 25 milyon seçmenin ‘evet’ demiş olmasıyla sınırlıydı.

Altı gün sonra halk oylaması yapılacak. Sayısal sonuçların nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz, ancak siyasal olarak ‘Hayır’ şimdiden kazanmış sayılır. Hayır tercihi AKP-MHP Bloğunu, sağ siyaseti bölmüş, solun tüm eğilimlerini birleştirmiş, Kürt siyasal hareketini ‘boykot’ tercihinden, ‘hayır’a döndürmüştür. 16 Nisan Referandumu olmasaydı, farklı siyasal bileşenlerin Hayır tercihinde buluşması mümkün olmayacaktı.

16 Nisan referandumuna üç hafta kaldı. Düne göre ‘evet’ kampının tam saha presiyle oylarını konsolide etmeye gayret ettiğini görüyoruz. Tüm olanaklarıyla devlet ve AKP; geriye ne kaldıysa MHP ‘evet’ için çalışıyor. Neredeyse bütün ana arterler dev Tayyip Erdoğan posterleriyle dolduruldu. Başbakan fiilen silindi. Davutoğlu’nun başına ne geldiyse, Binali Yıldırım’ın başına da o geldi: Oysa ne keyifliydi ilk zamanlar!

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Facebook'ta Mesele