Mesele / Sözümüz - Mesele 121

Reis Türkiye’yi bir savaşa sürmekten geri durmayacak. O’na OHAL yetkileri yetmiyor. Yargı hiyerarşisinin alt üst edilmesi yetmiyor. İhraçlar, tutuklamalar, yargısız infazlar, intiharlar az geliyor. Kararname hazırlamaya bile gerek olmayacak bir siyasi ortama ihtiyacı var. Tek kanun kendisi olsun istiyor. Fazla zamanı yok. O’nu belki kimse kovalamıyor ama kovalama ihtimali çok büyük, bunu iyi biliyor. İhtimalleri ortadan kaldırmak için uğraşıyor, uğraştıkça rızasını aldığı seçmen sayısı azalıyor.

İran halkı neredeyse bir haftadır mevcut yönetimine karşı ayakta.  İran’da olup bitenleri nasıl ele alabiliriz? Bu isyanın Arap Baharına benzerliğini görüyoruz. Hatta kısmen Gezi’ye de benziyor. Ancak çok daha öfkeli bir halkla karşı karşıyayız. İktidarda bulunanlar ise, Kuzey Afrika ve Türkiye rejiminden daha büyük baskı aygıtlarına sahip. Üstelik, sürekli ABD ve İsrail tehdidi sebebiyle halkın ‘düşmanlara karşı’ mobilize olma gücü var. Özellikle Devrim Muhafızları dini liderin denetiminde.

1917 Rus işçi devrimi Julyen takvimiyle 25 Ekim, Gregoryen takvimle 7 Kasım günü 100’üncü yılını geride bıraktı. Bu vesileyle çok geniş bir sol çevrede konu gündeme geldi. 100’üncü yıl sebebiyle çeşitli sempozyum, forum, toplantı, sergi düzenlendi, film, kitap, broşür yayınlandı. Kuşkusuz bütün bunlar çok kıymetli. Rus Devriminin hala bir değeri olduğuna işaret ediyor.

Ekim Devriminin 100’üncü yılı vesilesiyle bir dizi etkinlik, değerlendirme, kutlama gerçekleşti. Ancak bu başarılı devrimin neden bürokratik bir yozlaşmaya uğradığı benzer bir yaygınlıkta tartışılmadı. Kutladık ve bitti. Ya bugün? Ya da yarınki devrimlerin benzer bir yozlaşmaya hedef olmaması için yapılması gerekenlere dair bir değerlendirmeye ihtiyaç yok mu?

Türkiye siyaseti son bir ay içinde iki meselenin üzerinde dönüp durdu: Birincisi, Kuzey Irak’ta bulunan Kürdistan Özerk Bölgesinde yapılan ‘bağımsızlık referandumu’, ikincisi, ABD ile ‘vize uygulamasının’ karşılıklı durdurulması.

CHP liderinin Ankara’dan başlayıp İstanbul’da sonlandırdığı ve 25 gün süren Adalet Yürüyüşü, peşinden 9 Temmuz’da gerçekleştirilen kitlesel Maltepe Mitingi, son olarak 26-29 Ağustos tarihinde Çanakkale Gelibolu’da düzenlenen Adalet Kurultayı beklenenden daha fazla ilgi gördü.

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Facebook'ta Mesele