Mesele / Sözümüz - Mesele 121

Başlık, ünlü Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger’in ‘Seçimle Gelen Krallıklar’ ya da ‘Hükümdarlar’ çalışmasından esinlendi. Profesör Duverger bir Marksist değildi. Bir akademisyen olarak, burjuva toplumunda siyasal sistemler üzerine çalışmaktaydı. Kitabını 1974 yılında yazar ve aynı yıl büyük bir ilgi çeker, Türkçe’ye de o yıl çevrilir. 

Dünyanın genel görünümü uluslararası ekonomik krizin inişli çıkışlı seyri, Avrupa başta olmak üzere sağın, bazı ülkelerde aşırı sağın seçmen desteğini artırarak iktidara gelmesi, Latin Amerika ülkelerinde gerici sivil darbeler ile Ortadoğu’da büyük devletlerin enerji sahalarına egemen olma savaşları, İslamcı terör örgütlerinin cinayetleri ve iç savaş eliyle belirleniyor.

Afrin meselesini bir de devrimci hareketin cephesinden ve esastan ele alalım.

CHP’nin Adalet Yürüyüşü, solda hemen iki eğilimi belirginleştirdi. Biri cepheden reddetme; diğeri ise koşulsuz destek. Bana göre her iki eğilim de, birbiriyle simetrik bir bakış açısının ürünü. Çünkü her ikisinin de CHP hakkındaki analizleri aynı bakış açısından kaynaklanıyor; sistem içi bir parti olmasının yanı sıra, daha da önemlisi bu sistemin kurucu partisi olduğu bilincinden uzak, ona taşıyabileceğinden çok daha fazla misyon yüklemekle belirginleşen bir “CHP ile ilişki veya ilişkisizlik.”

Hayır Meclisleri’ne ilişkin son yazımı kaleme aldığım bugün, CHP’nin “Adalet Yürüyüşü” Ankara Güvenpark’tan başladı. Rejimin gitgide derin bir krize sürüklendiği açıkça ortada. CHP’li vekil Enis Berberoğlu’nun “MİT TIR'ları görüntülerinin yayınlanması” gerekçesiyle açılan davada 25 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanması, CHP’yi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu artık işleyen bir rejim “varmış” gibi yapamayacağı bir noktaya getirmiş bulunuyor.

Geçen hafta Hayır Meclisleri’nin, Gezi Direnişi’nden bu yana mayalanan halk meclisleri/mahalle forumlarının kazandırdığı bir özörgütlenme deneyimi olduğundan söz etmiştim. “Tek Adam Rejimine Hayır” başlığı altında kurulan ortak çalışma, kazandığımız zaferin elimizden çalınması sonucunda gösterdiğimiz tepkiyle, “Meşru Değilsiniz” kampanyasıyla sürüyor. Ancak Hayır Meclisleri, kendisini bu kampanya ile de sınırlamayacak ve yoluna devam edecek.

Dolmabahçe Masası’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından devrilmesinin ardından, memleket iki seçim (7 Haziran ve 1 Kasım), bir darbe girişimi, bir de referandum gördü. AK Parti, uzun yıllar devletin de cevazıyla, Cemaat üzerinden kendi Kürdünü yaratma siyasetini darbe girişimi sonrası terk etmiş, “Beraber yürünen yollar” ayrılmıştı. Bu nedenle, Cemaat’ten boşalan alanı bölgede Barzani yanlısı parti ve Hüda Par ile doldurmaya çalışıyor. “Bundan sonra muhatabımız Kürt milleti” sözünün asıl metni de buydu.

 İktidarın kadınların korkması için haklı sebepleri var. İspatı da çok kısa bir zamanda binlerce kadının örgütlenerek sokaklara dökülerek “tecavüzcülere af” niteliği taşıyan önergenin geri çektirilmesi…

Üçüncü cemre düştüğünde çoktan başlamıştır bahar. Artık çıkma zamanı gelmiştir sokaklara, kapatamazsın kendini dört duvar arasına ya da ruhunu dinlemez de kapatırsan, kıştan kalan soğuk sarmalar her yanını. Bahar cesaretiyle her yıl yeniden kurar oyununu ve doğa, böceğinden papatyasına katılır bu kadim oyuna. Bahar uyanmak ve yeniden var oluşu hatırlamaktır çünkü. Artık bu çılgın dünyada en cesaretlimiz bahardan rol çalmanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Bugünü kurtarmaya çalışan eliçabuklara yarını göstermenin zamanı geldi. Çünkü bahar geldi. De haydi başlamak lazım şimdi.

Hayatımızdaki her şey hep olduğu yerdeymiş gibi, değil mi? Bugünlerde kendi içimize sıkışmışlığımız da korkularımız da nefretimiz de hep varmış gibi; ne yapsak, ne söylesek hiçbir yere ulaşmıyor sanki. Oysa sadece bir şey farklı olsa neler değişecek, yoksa öyle değil mi?

“Savaşa hayır” demek sakıncalıymış; peki nasıl anlatmalı bir bilançoda kâr hanesine yazılan silahlarla öldürülenleri, dağılan haneleri, öksüz kalan çocukları, yok olan şehirleri ve yerinden yurdundan edilenleri? Savaşlarla artan yoksulluğu nasıl anlatmalı? 

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Devam eden sergiler

Facebook'ta bizi bul

Ziyaretçiler

58 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Joomla SEF URLs by Artio