Belgesel - Mesele 121

17 ülkeden yaklaşık 40 belgesel film Eski Foça’da sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 2. Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Günleri, Göbeklitepe’den Gazze’ye dünyanın dört bir yanında insanların bin yıllar boyunca neler yaptığını keşfetmenin heyecanını yaşatacak.

Yola çıkış amacı Türkiye’de seyirciye erişimi önemli ölçüde kısıtlanan eleştirel sinema pratiklerine, özellikle belgesel sinemaya görünürlük kazandırmak, risk altında üretim yapan, anaakım medyada görünmezleştirilen sinemacıların görünürlüğüne katkı sunmak olan Altyazı Fasikül: Özgür Sinema başlıyla gösterim serisi düzenliyor.

Uluslararası Kadın Yönetmenler Kısa Film Festivali, 13-15 Eylül tarihleri arasında kadın yönetmenleri ve kısa filmlerini Kadıköy Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde bir araya getirecek. Şair Didem Madak’ı anlatan “İçimdeki Yolculuk” adlı belgeseli de festivalde ilk kez seyirci ile bulaşacak.

Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Bakur filmi ile ilgili davada filmin yönetmenlerine örgüt propagandası yapmaktan 4 yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Filmin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun yokluğunda, son savunmaları alınmaksızın ve avukatların mazeret bildirmesine rağmen mahkeme heyeti davayı ertelemek yerine her iki yönetmene hapis cezası vererek davayı sonlandırdı. Mavioğlu ve Demirel’e yurtdışı çıkış yasağı da getirildi.

15-20 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Documentarist 12. İstanbul Belgesel Günleri, dünya gündeminin nabzını belgesellerle tutan geniş bir seçki sunuyor. Hem Türkiye’den hem de dünyadan, başka mecralardan ulaşmanın hayli güç olduğu pek çok belgeseli seyirciyle buluşturan Documentarist’te bu yıl Sudan’a özel bir bölüm ayrılmış durumda.

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde yaşayan Müslümanlaştırılmış Ermenilerin hayat hikâyeleri belgesel oldu. Yönetmenliğini gazeteci Altan Sancar ve Serhat Temel’in yaptığı ‘Saklı Haç’ adlı belgeselin kameramanı ise gazeteci Sertaç Kayar.

Son yıllarda Dersim ve çevresiyle ilgili olarak bölge insanlarının yaptığı yazılı ve görsel çalışmalar gözardı edilemeyecek kadar çok. Bunlardan Devrim Tekinoğlu’nun "Bindokuzyüzdoksandört" adlı belgesel filmi ilgimi çekenlerden biri oldu. Film 1994 yılında Dersim bölgesindeki köy yakmaları ele alıyor.

Dargeçit’te 1995’te 4’ü çocuk 7 kişinin kaybedilmesinin anlatıldığı 'Kuyu' belgeseli bir dönemi anlatmakla kalmıyor, dönemler arasındaki sürekliliği belgeleriyle, ses kayıtlarıyla anlatıyor.

“Tarih tekerrürden ibarettir.” sözündeki mutlak çıkarımı kaderci bir anlayışa yol açtığı için doğru bulmuyorum. Ama ben bunu doğru bulsam da bulmasam da birtakım tarihsel olaylar farklı koşullarda, farklı isimler altında, farklı coğrafyalarda tekrar edip duruyor. Bunu görmezden gelmek de mümkün değil.

Çocukken ne düşündüğünü hatırlayan var mı? Ya da soruyu şöyle değiştirelim; çocukken nasıl düşündüğünü hatırlayan var mı? Tamamen tesadüfe dayalı olarak karşıma çıkan YouTube´a yüklenmiş bir buçuk saatlik video programını izlerken bu sorular aklıma takıldı.

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele