11. KuirFest #YasaksaYasak etiketiyle yola çıktı

Yedinci Sanat

Geçtiğimiz 10 yılını onlarca yasağa rağmen ses getiren program ve etkinliklerle geride bırakan Pembe Hayat KuirFest, yepyeni bir on yıl için kucak açmaya hazırlanıyor. Bu sene kısalar, uzunlar, tiyatrolar, gazinolar, atölyeler, partiler ve konuklar, KuirFest’in 11. yılını dünyanın dört bir yanından farklı kuir hikâye anlatımlarıyla festival severlerin beğenisine sunuyor.

Bu yıl #YasaksaYasak etiketiyle yola çıkan 11. KuirFest, her şeye inat, lubunyaları kendi hikayeleriyle bir araya getiren, olumlu deneyimler için alan açan, rengarenk ve ihtişamlı bir programla 30 Eylül – 2 Ekim tarihlerinde Ankara ve 14 – 16 Ekim tarihlerinde İstanbul’daki sinema ve sanatseverlerle buluşacak. Lale Mansur’dan Nükhet Duru’ya, Popo Fan’dan Kami Sid’e birçok sinemacı ve sanatçı 11. Pembe Hayat KuirFest’in yıldızlar geçidinde yer alacak.

30 Eylül Cuma günü Goethe-Institut Ankara’da Türkiye’den Kuir Kısalar özel gösterimi ile açılışını yapacak olan 11. KuirFest kapsamında, Sadi Güran’ın tasarımıyla hayat bulan Zeliş Deniz Kuir Sinema Ödülü dördüncü kez sahibinin olacak.

12 Ekim’de ise İstanbul açılışını muhteşem bir gazino gecesiyle gerçekleştirecek olan festival, Nükhet Duru’nun sahne alacağı gecede herkesi mutluluğa, dostluğa ve aşka davet edecek.

Festival Direktörü Gök Akyel KuirFest’in 11. yılını şu sözlerle özetledi:

“KuirFest 10 yıl boyunca pek çok şehri ve ülkeyi gezdi. Dünyanın her bir yanından kuir filmleri, komünite güçlendirme hedefli etkinlikleri ve tabii ki partileri ile sanat, kültür ve komünite temelli çalışmalarını sürdürdü. 11. yılımızda, bunca seneler boyunca ardımızda bıraktığımız her bir baskı ve yasak için, hep birlikte #YasaksaYasak ayol! diyerek yolumuza devam ediyoruz.”

Festival 11. yılında 58 film, beş özel etkinlik, beş atölyeye ve bir tiyatro oyununa ev sahipliği yaparken, İstanbul Sözleşmesi özel etkinliği, Pakistan Aks Azınlık Festivali, Popo Fan filmleri seçkisi ve Başka Sinema ve MUBI ile olan iş birlikleriyle de dikkat çekiyor.

Öne çıkanlar:

Ateşli ve Gözüpek: Lale Mansur Eşliğinde Düş Gezginleri Gösterimi

15 Ekim 2022 / 18:00 Düş Gezginleri film gösterimi ardından / Pera Müzesi, İstanbul

Oynadığı filmler ile, Türkiye sinemasında alışılmadık, çizgi dışı kadın rolleri ve hikayelerinin baş kahramanlarından Lale Mansur, 11. Pembe Hayat KuirFest kapsamında seyirci ile buluşuyor. 1992 yılında yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın gerçekleştirdiği, Lale Mansur’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal kazandıran ve Türkiye’den uluslararası bir kuir film festivaline katılan ilk film olma özelliği de taşıyan “Düş Gezginleri” film gösterimi, Lale Mansur ile, 80’ler ve 90’lar Türkiye Sineması üzerine gerçekleşecek bir sohbet ile taçlanıyor. Kolaylaştırıcılığını KuirFest Direktörü Gök Akyel ve kuir sinemacı, aktivist, Hayalimdeki Sahneler filminin yönetmeni Metin Akdemir’in gerçekleştireceği söyleşi, ateşli ve gözü pek Lale Mansur Sineması’nı tüm açıklığıyla ortaya koyacak.

Ekim Acun’la Gazino Dünyası 101

16 Ekim 2022 / 18:00 / Karşı Sanat, İstanbul

Kenetlensin bu eller! 11. KuirFest görkemli gece etkinliklerini bir çıta daha yükseltip 12 Ekim’deki İstanbul açılışını, Nükhet Duru’nun sahne alacağı gazino gecesiyle gerçekleştirecek. Ama eğlence burada bitmiyor. Festival, gazino kültürünü Ekim Acun arşivi üzerinden irdelemeye hazırlanıyor. Türkiye’de gece hayatına damga vuran “Gazino Kültürü” neydi? Nasıl başladı? 1950’li yıllarda Zeki Müren’in getirdiği kurallar nasıl belirlendi ve halefleri tarafından nasıl sürdürüldü? 2018 yılında Şokopop’la hayatımıza giren Ekim Acun, 16 Ekim’de gerçekleştireceği Gazino Dünyası lecture performansında videolarını hazırlarken taradığı arşiv bilgilerinden faydalanarak, gazino yıllarının bir panoramasını ortaya koyacak ve tüm bu soruların yanıtlarını arayacak.

Aks’ımız Dans: Meramına Kayboluş

15 Ekim 2022 / 13:00 - 16:00 / Çıplak Ayaklar, İstanbul

KuirFest’in geçtiğimiz yıl Pakistan’da konuk olduğu Aks Uluslararası Azınlık Festivali, bu yıl iadeiziyaret gerçekleştiriyor ve Türkiye’ye geliyor. 11. KuirFest’e özel bir seçkiyle konuk olan Aks Festivali, festivalin ülke koordinatörü ve transgender ve tüm cinsiyet azınlıkları savunucusu Kami Sid’in hazırladığı muhteşem bir performans atölyesini de beraberinde getiriyor. Kendini her şeyden önce, dikkate alınması gereken bir birey olarak tanımlayan Sid, dans atölyesinde Güney Asya Sufizminin deneyimini ve Güney Asyalı trans/kuir bireylerin bu tür performans ve maneviyatla nasıl bağlantılı olduğunu araştıracak.

Yasaklara Karşı Bir Doz TikTok: Popo Fan’la Kuir TikTok Atölyesi

15 Ekim 2022 / 14:00 - 18:00 / Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, İstanbul

Film yapımcısı, yazar ve aktivist Popo Fan, direnişin, mücadelenin ve hak savunuculuğunun en eğlenceli araçlarından biri olan TikTok’u kullanmaya dair sırlarını İstanbul’daki lubunyalarla paylaşmaya geliyor. 11. KuirFest kapsamında hikayesine özel bir gösterimle yer verilecek olan Pekin Kuir Film Festivali'nin on yılı aşkındır organizatörlüğünü üstlenen Popo Fan, beğendiği videoları atölye katılımcılarıyla buluşturmanın yanısıra tek bir akıllı telefonla dünyayı nasıl gökkuşağı renklerine boyayabileceğinize dair ipuçları ve tüyolar da önerecek. Festival programı ayrıca Popo Fan filmleri özel seçkisiyle de dikkat çekiyor.

Kuir Film Festivalleri Dayanışması: Özel Oturum

16 Ekim 2022 / 15:00 / Pera Müzesi, İstanbul

Kuir komünite, Türkiye, Pakistan ve Çin’i birbirine güçlü bir bağ ile kenetleyen film festivallerini bu oturumda tartışmaya hazırlanıyor. Benzer şartlarda ve politik ve kültürel konjonktürde dayanışmanın ve kuir örgütlenmenin fırsat ve riskleri Aks Uluslararası Azınlık Festivali’nin kreatif direktörü, sinemacı ve küratör Saadat Munir kolaylaştırıcılığında, Pekin Kuir Film Festivali programcılarından, kuir yönetmen ve aktivist Popo Fan, Aks Uluslararası Azınlık Festivali ülke koordinatörü Kami Sid ve Pembe Hayat KuirFest direktörü Gök Akyel’in konuşmalarıyla festivalseverlerle buluşacak.

Vazgeçmiyoruz: İstanbul Sözleşmesi Özel Etkinliği

15 Ekim 2022 / 14:45 / Feminist Mekân, İstanbul

Bu özel etkinlikte, İstanbul Sözleşmesi’nin geçmişi ve Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesiyle birlikte kadın ve kuir komünitenin temel yaşam haklarına yönelik şiddetlenen saldırılar ele alınacak. Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin Moxie Film'le beraber hazırladığı “Bu Kalabalığı Hatırla” belgesel serisinin ilk bölüm özel gösteriminin ardından gerçekleşecek olan oturum Janset Kalan’ın kolaylaştırıcılığında, yönetmenler Vuslat Karan ve Burcu Melekoğlu, belgeselde yer alan muhabir, editör ve yayın yönetmeni Yıldız Tar, KİH-YÇ'den Berfu Şeker ve İstanbul Sözleşmesi'ni Uygula Kampanya Grubu'ndan İrem Gerkuş'un katılımıyla sürdürülecek.

Oscar Adayı Kaçış, Başka Sinema Ortak Gösteriminde!

2 Ekim 2022 / 19:45 / Goethe-Institut, Ankara
15 Ekim 2022 / 21:15 / Kadıköy Sineması, İstanbul

Danimarka adına 2022 En İyi Uluslararası Film, En İyi Belgesel ve En İyi Uzun Metraj Animasyon dallarında Oscar adayı olan “Kaçış”, Afganistan’dan Danimarka’ya uzanan 90 dakikalık bir göç hikayesine eşcinsellik, toplumsal cinsiyet, insan hakları, adaletsizlik, yurtsuzluk kavramlarını tartışırken dünyanın kayıtsızlığını da içermeyi başarabilen bir yapım. Göçmenliği bir kimlikten öte bir olgu olarak yansıtan film, 11. KuirFest kapsamında Başka Sinema ortaklığında sinemaseverlerle buluşacak.

Bedenimiz, Esenliğimiz ve Hayaller: 11. KuirFest Atölyeleri

KuirFest bu sene, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiği atölyeleri bir adım ileri taşıyarak beden, hayal gücü ve bireysel esenlik ile ortak hareketin ve dayanışmanın gücünü araştırıyor. Katılımcılar, yönetmen Metin Akdemir eşliğindeki Film Hayal Atölyesi ile kuir filmler üzerine beyin egzersizi yaparken Zeynep Su Topal’ın Kuir Drama Atölyesi’nde birlikte çalışmanın gücünü yeniden deneyimleyecek ve Aras Örgen ile aktivizmde kişisel esenlik ve kolektif iyileşmenin temellerini sorgulama imkânı bulacaklar. Atölyelere katılım ücretsiz tutulurken, kontenjanla sınırlı olacak.

Bir Veda Oyunu: Dünyada Son Akşamüstü

2 Ekim 2022 / 20:00 / Farabi, Ankara
15 Ekim 2022 / 20:00 / Bahçe Galata, İstanbul

11. KuirFest kapsamında sahnelenecek olan, Zeynep Su Topal’ın yazdığı ve yönettiği “Dünyada Son Akşamüstü”, hayata birlikte veda etmek isteyen üç kişinin son 20 dakikasına tanıklık ediyor.

Kısalardan Hisseler: MUBI özel seçkisi!

MUBI ortaklığında 11. KuirFest özelinde hazırlanan film seçkisi, daha çok kısa filmlerden oluşuyor. 1970’ten günümüze ana akım film sektöründeki baskın film formatlarının karşısında konumlanarak, yeni bakış açılarına alan sunan sekiz kuir film MUBI aracılığıyla izleyenlerle buluşacak. Seçkide Pakistan ve Danimarka ortak yapımı Saklambaç (Hide and Seek, 2013), Türkiye yapımı Ama (But, 2022), Fransa yapımı Madilik Var, Kızlar! (Terror, Sisters!, 2019), Hindistan yapımı Kabin (The Booth, 2018), 2020 Türkiye yapımı Mamaville, Fransa ve İsviçre ortak yapımı Kalpteki Bıçak (Knife + Heart, 2018), Birleşik Krallık ve Fransa ortak yapımı James Baldwin’le Buluşmak (Meeting the Man: James Baldwin in Paris, 1970) ve Güney Afrika yapımı Cennetten Dünyaya (Heaven Reaches Down to Earth, 2020) filmleri yer alıyor.

Seçkiler:

Gökkuşağının Altında

Pembe Hayat KuirFest’in vazgeçilmezi uzun metraj seçkisi bu yıl Amerika, Fransa ve Pakistan’dan lubunya hikâyeleri konuk ediyor. Wes Hurley’nin Amerika Birleşik Devletleri, 2022 yapımı “Patates’in Amerika Rüyası” (Potato Dreams of America) Sovyet Rusya’sında yaşayan ergen bir lubunyanın Amerika hayalleri ve annesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni bir hayata başlama serüvenini kara mizahla ele alıyor.
Marion Desseigne-Ravel’in ilk uzun metrajı, 2021 Fransa yapımı “Çok Yakın Arkadaş” (Besties) ise toplum içinde birbirlerine düşman gibi davranan sırılsıklam aşık iki kadının verdikleri kararlarla, aşklarını ve kendilerini keşfetme serüvenine tanıklık ediyor.

Seçkinin bir diğer dikkat çeken filmi ise, Uluslararası Asya Film Festivali En İyi Uzun Metraj Film ve En İyi Aktör ödülüne layık görülen, 2019 Pakistan yapımı, “Hayat Gösterisi” (Circus of Life) olacak. Sosyal medyada viral olan bir dans videosuyla hayatı değişen Punjabi filmleri hayranı Rahat’ın, muhafazakâr çevresiyle yaşadığı çatışmayı, başarılı yönetmen Sarmad Sultan Khoosat sinema perdesine taşıyor.

Kuir Belgeseller

Kuir belgeseller seçkisi bu yıl göç, şiddet, mücadele ve dönüşüm konulu yapımlara odaklanırken, Pekin Kuir Film Festivali'nin 10 yıllık "gerilla savaşının" hikayesine ve 80’li yıllarda Almanya’daki gazino hayatının renkli dünyasına ışık tutacak. Seçki kapsamında “Kaçış” (Flee), “Odanın Hisleri” (How the Room Felt, 2021), “Bizim Bedenlerimiz, Onların Savaş Alanı” (Nuestros Cuerpos Son Sus Campos De Batalla, 2021), “Asfalt Çiçeği” (Blooming on the Asphalt, 2022), “Aşk, Mark ve Ölüm” (Love, Deutschmarks and Death, 2022), Bizim Hikayemiz (Our Story, 2011) filmleri yer alıyor.

11. KuirFest’in belgesel kategorisinde en göze çarpan yapımı kuşkusuz “Kaçış” (Flee). Cannes 2020'de resmi seçkiye dahil olan ve Göteborg'da En İyi Belgesel Ödülü, Sundance'de Jüri Büyük Ödülü ve Annecy'de Cristal Ödül’e layık görülen, Jonas Poher Rasmussen yönetmenliğindeki film, Afganistan’dan Danimarka’ya uzanan bir yersiz yurtsuzluk öyküsü aktarıyor.

Kategorisinde bir ilk olarak kabul edilen ve halen düzenlenmeye devam eden Pekin Kuir Film Festivali’nin hikâyesini ele alan “Bizim Hikayemiz” (Our Story, 2011), kısıtlamalar, sansürler ve baskılarla mücadele eden festivalcilerin özdeşleşebileceği bir yapım. Her yılın organizasyon komitesinin kaydettiği ve topladığı görüntülerden yola çıkan filmin ardından gerçekleşecek Kuir Film Festivalleri dayanışması özel oturumunu kaçırmayın!

Gürcistan’ın Kutaisi kentinde kuir, non-binary ve lezbiyen futbolculardan oluşan bir takımın hikayesini perdeye taşıyan Ketevan Kapanadze yönetmenliğindeki “Odanın Hisleri” (How the Room Felt, 2021), lubunya sporcuların dayanışma hikayelerini izlemek isteyenler için KuirFest’te!

Türkiye’deki trans ve LGBTİ+ komünitesinin kendilerinden bir parça bulabilecekleri Isabelle Solas imzalı “Bizim Bedenlerimiz, Onların Savaş Alanı” (Nuestros Cuerpos Son Sus Campos De Batalla, 2021), Arjantin’in muhafazakâr politik ikliminde, hakları için mücadele eden iki aktivist trans kadının hikâyesini ele alıyor.
Şairane bir çiçeklenme öyküsü izlemek isteyen lubunyalar, takvimlerine bu seçkideki Brezilya yapımı “Asfalt Çiçeği” (Blooming on the Asphalt, 2022) filmini not etmeliler. Coraci Bartman Ruiz ve Julio Matos yönetmenliğindeki film, 2016'da beden uyum sürecine başlayan trans erkek Jack'in beş yıl boyunca geçirdiği değişimleri, bulunduğu bölgenin tutuculuğuyla örerek kameraya alıyor.

Almanya yapımı “Aşk, Mark ve Ölüm” (Love, Deutschmarks and Death, 2022) ile yönetmen Cem Kaya, Batı Almanya’nın her yerine dağılan Türklerin bağımsız, yeraltı müzikal dünyasına ışık tutuyor. Göçmenlerin zorlu hayatlarına müzik ile tutunmalarını anlatan film, arabeskten hiphop’a bir haykırış hikayesi ortaya koyarken, tanınmış gazino şarkıcıları Cavidan Ünal ve Hatay Engin’in 80’lerdeki renkli dünyalarına da tanıklık ediyor.

Popo Fan Filmleri Seçkisi

KuirFest ailesinin yakından tanıdığı ve daha önce pek çok işbirliğinde bulunduğu Çinli sanatçı, küratör ve yazar Popo Fan, 11. Pembe Hayat KuirFest seçkisinde iki belgesel ve iki de kurmaca filmiyle yer alıyor. “Yeni Pekin, Yeni Düğün” (New Beijing, New Marriage, 2009) ve “VaÇina Muhabbetleri” (The VaChina Monologues, 2013) Çin’de performans-odaklı aktivizme odaklanıyor. Kurmacalar Davul Kulesi (The Drum Tower, 2018) ve “Bira! Bira!” (2019) ise Fan’ın uzun süre yaşadığı Pekin ve Berlin’de gerçekleşen iki farklı tesadüfi karşılaşma hikâyesini bu iki şehrin politik ve sosyal dinamikleri içerisinde işliyor.

Aks Uluslararası Azınlık Festivali Seçkisi

2014 yılında Pakistan'da azınlıkların, özellikle de transseksüellerin, cinsel azınlıkların ve renkli insanların temsiliyetini iyileştirme amacıyla kurulan Aks Uluslararası Azınlık Festivali, dokunaklı, kültürel referanslarla meydan okuyan ve pek çok farklı kimliğin perspektifine dokunan imgeleri ile üzerine konuşulması hayli zevkli bir seçkiyle Pembe Hayat KuirFest’in 11. yılına konuk oluyor.

Çoklu cinsel katmanları keşfedeceğimiz “Gulzar” (2021), Pakistanlı kadınların cinsellik serüvenlerine dair nadir bir bakış bulacağımız “Böyle Tutar” (How I Like It, 2021), Pakistanlı trans erkek topluluğunun sesi “Mad’ouq” (2021), uzun süreli arkadaşını ailesinin seçtiği bir kadınla evlenmeye teşvik eden bir trans kadının iradesine tanık olacağımız “Mutlu Evlilik” (Happy Marriage, 2021), vazgeçtiği kimliğiyle elli yıl sonra yeniden karşılaşan Ehsaan’ı izleyeceğimiz “Sevgisiz” (No Beloved, 2020), kına sanatçısının dokunuşlarıyla aşkını ifade ettiği “Kiran” (2020) ve bir gencin ölümüyle ortaya çıkan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalan bir ailenin hikâyesini aktaran “Ayrılık” (Hijr, Seperation, 2021) bu seçkinin filmleri arasında yer alıyor.

Aşk, Aşk, Hürriyet!

Aşklarımız, ilişkilerimiz, kolilerimiz… Her ilişkilenme biçimi kendine özel ve biricik… Bu seçki, farklı coğrafyalardan ve kimliklerden ilişkilenmelere dair hikâyeler ve imgeler sunuyor.
Erika Nakayama’nın yönetmenliğini üstlendiği 2021 Japonya yapımı “Örtüler” (Veils), beşinci yıl dönümlerini kutlamak için özel bir fotoğraf çekimi yapmayı planlayan lezbiyen bir çiftin, hayal kırıklığı yaratan bir fotoğraf salonuyla karşılaşma hikâyesini anlatıyor.

“Amato” (2021) performans sanatıyla üç benzersiz ve birbiriyle ilişkili hikâyeyi, Québec portresindeki çokaşklı modellerin çeşitliliğini ortaya koyarak aktarıyor.

Yönetmen Sadeq Es-haqi, “Zevkin Fevki” (Jouissance, 2022) filmiyle, gizemli bir hayaletin bir eşcinsel çiftin hayatını nasıl değiştirebileceğine odaklanıyor.

Maja’nın monoton hayatının yeni tanıştığı bir kadınla nasıl dönüşebileceğini, Stacey Rushchak’ın Polonya yapımı “Alacakaranlık Mavisi” (Blue Hour, 2022) filminde izleyeceğiz.

Güney Afrika’daki mevsimlik bir çiftçinin, ırkçı Apartheid döneminin izlerinde, gizli aşkına yazdığı mektuplar Brandon Clarke imzalı “Sevdiğim Adama Mektuplar” (Letters To The Man I Love, 2021) filminde konu ediliyor.
Hong Kong'un batıl inanç geleneği ile yerel kuir kültürünü birleştiren “Unutamıyorum” (Can't Forget Him, 2022) Kevin Kai Wing Yiu imzalı bir fantezi, modern romantik komedi ve halk masalı niteliğinde.

Türkiye’den Kuir Kısalar

KuirFest her yıl olduğu gibi 11. yılının açılışını da Türkiye’den Kuir Kısalar seçkisiyle yapacak. Bu yılki seçkide Gizem Aksu, Nur Özkaya ve Tuğba Baykal’ın filmleri yer alıyor.

Belgesel nitelikli kısa dans filmi “9/8fight41 hepimiz için 9/8'lik bir dövüş” (9/8fight41 a 9/8 fight for all of us, 2022) Gizem Aksu’nun, Almanya’da yaşamış Sinti-Roma Boks efsanesi Johann Rukeli Trollmann (1907-1944) ile Dresden’de kurulmaya başlayan hayali arkadaşlığı ve bu iki yeni arkadaşın birlikte çıktıkları yolculuk üzerine kuruluyor.

Nur Özkaya’nın yazıp yönettiği “Ev Diye Bir Şey Yok” (There is Nothing Called Home, 2022), ev kavramına takılıp kalan, küçük şeylere çok anlam yükleyen kişinin bir rus ruleti masasında silah olarak kendisini seçmesini ve sahip olduğu iç ruletinin savaşını anlatıyor.

Tuğba Baykal yönetmenliğindeki “Kimse Gitmezdi” (No One Would Go, 2022) onarım terapisine maruz bırakılmış LGBTi+ların deneyimlerine yer veriyor.

Yaparım, Bilirsin!

Lubunyaların izleyerek cesaretleneceği ve güç bulacağı bu muhteşem seçki engel tanımıyor!

2021 Tayvan yapımı “Pembe Etek” (Rose Skirt), gençlerde artan cinsiyet bilincinin ikircikliğini betimlerken, Scott Jones Kanada yapımı “Yıkılmaya Yakın” (Coin Slot, 2021) filminde travmatik bir saldırıyla kırılma noktasına itilen bir yazarı konu ediyor. Fakir ve sosyal olarak dışlanmış Pakistanlı bir trans kadın, “Rani”’de (2018) terk edilmiş bir bebeğin bakımıyla ruhunu besliyor. Seçkinin diğer iki filmi ise Endonezya’dan. “Onların Anısı”’nda (Their Memory, 2022) çocukluğunun izini sürerken çözülmemiş acılarla kendini keşfeden Azka’yı izleyeceğiz. Dokuz yaşındaki Shahrokh, Mehrdad Hassani yönetmenliğindeki “Ayar” (Adjustment, 2022) filminde, kız kıyafetleriyle okula herkesten önce gitmeye başlarken heyecanımıza yenik düşeceğiz.

Gel Barışalım Artık!

KuirFest 11. yılına özel olarak hazırladığı barış seçkisinde, kişinin kendiyle barışı, sevdikleri ile barışı ve sanat ve bir arada oluşlarla iyileşme gibi konulara yer veriyor. Bu seçkiyle kendimizi biz olarak daha iyi hissedeceğiz.

“Maskelerin Ardında” (Beyond Masks, 2022), birbirlerine rakip karakterleri canlandıran Tetra ve Lester’in sahne arkasındaki gizli aşkını konu ediniyor. Çocuklukları boyunca sessiz kalmayı öğrenen Cristina ve Lola’nın haykırışlarını İspanya yapımı “Sessizlik reçetesi”’nde (Silence is recipeed, 2021) izleyeceğiz. Beş yıl önce HIV ile yaşadığını keşfeden Olivier’ın hikâyesine Mehdi Sahed’in “Yaşayacaksın” (You Will Live, 2020) filmiyle tanıklık edeceğiz. Gökyüzündeki gökkuşağı uçurtmasıyla bin hayali olan bir kızı bizlere İran’dan Lachin Khoshvaght Pir “Rüya uçurtma” (Dream kite, 2022) filmiyle aktarıyor. “Itys, Praxithea ve Ben: Prokne” (Itys, Praxithea and Me, by Prokne, 2022), rüyamsı bir kuir performansla “sosyal olarak marjinalleştirilmekle nasıl başa çıkabiliriz?” sorusuna yanıt arıyor. Aidiyet ve kabulü ise kucaklanan bir aşk hikâyesi olan “Süt ve Hurma” (Sheer Qorma, 2022) ile keşfedeceğiz.

Ben de Yalnız Değilim Elbet, Titriyor Birileri Üzerime…

Lubunya var oluşların bir arada olma ve dayanışma biçimlerini, pek çok yandan işleyen filmlerden bu seçki, Gülşen’in sözlerinden güç alıyor ve tüm baskılara rağmen kuir varoluşun dayanıklılığını ortaya koyuyor.

“Buzdağı”’nda (Iceberg, 2021), pandemi sırasında, istenmeyen bir ziyaretçi, ani yıkım ve su kesintilerinin musallat olduğu bir LGBT barınağında uzlaşma arıyor. Ailesiyle temasını kesmek zorunda kalan Sid’in, arkadaşlarından güç alarak kimseye boyun eğmeme hikâyesini bizlere Belçika’dan Anthony Pieck “ATANMIŞ AD: Sid”’de (DEADNAME: Sid, 2022) anlatıyor. “Parry Riposte”’de (Parry Riposte, 2020) bir eskrim ekibi uğradıkları saldırıya dayanışmayla karşılık veriyor. Hannah Cauhépé “Ofsaytta” (Hors-Jeu, 2021) filmiyle, kuir topluluğun eline bir futbol topu veriyor ve yüksek sesle var olma taleplerini haykırmalarını söylüyor. “Olduğumuz Her Şeye” (To All That We Are, 2022) ile yirmili yaşlardaki iki kuir arasındaki romantik bir aşka tanık olurken, toplum içinde farklı ilişkiler kuran üç trans kadının içsel hayatlarını “Suyun Çeperinde”’de (Heads Above Water, 2022) takip edeceğiz. “Seçilmiş Aile” (The ones we choose, 2021) ise önce bir aile videosu iken daha sonra bizi mahremden kolektife ve politik olana götürecek.

Kuir Dizi

Eylül Berivan Kızılırmak’ın ilk iki bölümü “Sadece Çok Yakın Arkadaşlar” ve “Dişin Var Mı?”’yı lisans bitirme projesi olarak sunduğu “Cumartesi Gecesi” (Saturday Night, 2022) bir cumartesi gecesi, liseli genç iki yakın arkadaşın gizli aşk hikâyeleriyle başlayıp, aynı mahalledeki insanların, aynı gece yaşadığı birbirinden değişik ve bağlantılı olayları konu ediyor.

kÜLT

KuirFest’in bu yılki kÜLT seçkisi yine iddialı bir film. Yönetmen koltuklarına Chris E. Vargas ve Eric A. Stanley’nin oturduğu “Madi Lubunyalar” (Criminal Queers, 2016), kalplerimizin, cinsiyetlerimizin ve arzularımızın sınırlandırıldığı çok sayıda yolu ortadan kaldırmak için çalışarak kolektif özgürleşmemizi büyütüyor.
ABD yapımı film, hapishane sanayi kompleksine karşı ve duvarsız bir dünyaya doğru radikal bir trans/kuir mücadelesini görselleştiriyor. Film, radikal trans/kuir estetiğinin, devlet şiddeti teorilerinin ve sömürgecilik karşıtı mücadelenin kesişim noktalarında çalışmalarını yürüten Eric A. Stanley ile mizah ve performans aracılığıyla kuir ve trans kişilerin sanat kurumları ve popüler kültür içinde kendileri için alanlar yaratmalarının yollarını araştıran Chris Vargas birlikteliğinin muhteşem bir ürünü.

Ğ

Türkiye’den çıkan kuir yapımların yer aldığı Ğ seçkisinde bu yıl Atıf Yılmaz’ın 1992 yapımı “Düş Gezginleri” (Walking After Midnight) var. Oyunculuklarını Lale Mansur, Meral Oğuz, Deniz Türkali ve Yaman Okay’ın üstlendiği film, Türkiye sinemasında, açık lezbiyen ilişki temsillerinin nadir örneklerinden biri olma niteliğinde. Film, çocukluk arkadaşları Nilgün ve Anjelik’in yeniden karşılaşmalarıyla, bir yandan toplum ve çevre baskısı tarafından, bir yandan da sınıf ve kültür çatışmalarının gölgesinde sınanan ilişkilerini konu ediyor. Lale Mansur’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal kazandıran film aynı zamanda 1994'te Torino LGBT Film Festivali seçkisine dahil olarak uluslararası bir kuir film festivaline katılan ilk Türkiye sineması filmi oldu.

KuirFest İstanbul takipçileri, 15 Ekim’de Pera Müzesi’nde gerçekleşecek Lale Mansur’un konuk olacağı özel oturumu kaçırmamalı.

Dopdolu bir on yılın ardından yepyeni bir on yıl için kapılarını aralayan Pembe Hayat KuirFest, lubunyaları kendi hikâyeleriyle bir araya getiren filmleri, güç veren belgeselleri, cesaretlendiren atölyeleri, kendilerine hayran bırakan özel konukları ve oturumları ile yine herkesi (her şeye inat) sabırsızlandırıyor.