Mesele / Seyirlik - Mesele 121

Genç Karl Marx filminin yönetmeni Raoul peck, filminde Marx ile Engels arasındaki gerçek ilişkiyi, ortaklığı, biçimlendiği haliyle göstermek istediğini söylüyor. Sosyalistler arasında bunu kendi amaçları için saptıranların bulunduğunu belirten Peck'e göre kapitalist topluma ilişkin temel çözümlemeye ve bunun bugün nasıl kullanılabileceğine dönmek daha önemli.

Sofya (Sonya olarak da bilinir) Kovalevskaya hakkında  iki film yapılmış  ama maalesef Amazon’da bile kopyaları bulunmuyor. Bunlar 1983 yapımlı Ay’ın Karanlık Yüzündeki Yokuş ve 1985 yapımlı Sofya Kovalevskaya başlıklı filmler. Bununla beraber, Kovalenskaya’nın hayatının filmlere konu olacak kadar  ilginç olması nedeni ile bazı noktaları paylaşmakta yarar var.

Köln’de geçtiğimiz haftalarda Kazım Öz’ün iki filmini izledim. Kurgu-drama olan Zer filmine gittiğimde salon tıka basa doluydu. Kısa bir aradan sonra Beyaz Çınar Dom kilisesi yakınlarındaki Museum Ludwig’de gösterildiğindeyse ilginin az olduğu, yani salonun dolmayacağı baştan belliydi. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki; bir filme (ya da başka bir sanat eserine) ilginin bu şekilde az olması kesinlikle filmin (ya da sanat eserinin) kalitesiyle değil, tamamen izleyicinin beklenti ufkuyla bağlantılıdır.

Bugün pazar. Hava yaz mevsimine göre belki biraz serin, rüzgarlı. Ama yine de her şey yolunda. Tiyatroya gidiyorum.

Tiyatro Sanatçısı Nihal Yalçın, 2016 yılında kendine En İyi Kadın Oyuncu dalında Afife Jale Ödülü'nü kazandıran tek kişilik Antabus adlı oyunu ile Berlin'deydi. Kadına yönelik şiddeti çarpıcı bir şekilde sahneleyen Yalçın, konu hakkında DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresinin istatistiklerine göre 16 Kasım 2017 tarihi itibarıyla Türkiye’de yaşayan geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin sayısı 3 milyon 320 bin. Bu sayı sadece geçici koruma statüsünde olanlara ait. Afganlar, Somalililer, Türkmenler, Gürcüler; kaçaklar, ikameti olanlar, başka ülkeye gitmek üzere bekleyenler, mülteciler dâhil değil. Kaç kişiler? Nasıl yaşıyorlar? Neden buradalar? Göz ardı edemeyecek kadar çoklar, yolda, iş yerinde, evlerimizde ve her yerde illa ki karşımıza çıkıyorlar.

Dargeçit’te 1995’te 4’ü çocuk 7 kişinin kaybedilmesinin anlatıldığı 'Kuyu' belgeseli bir dönemi anlatmakla kalmıyor, dönemler arasındaki sürekliliği belgeleriyle, ses kayıtlarıyla anlatıyor.

“Tarih tekerrürden ibarettir.” sözündeki mutlak çıkarımı kaderci bir anlayışa yol açtığı için doğru bulmuyorum. Ama ben bunu doğru bulsam da bulmasam da birtakım tarihsel olaylar farklı koşullarda, farklı isimler altında, farklı coğrafyalarda tekrar edip duruyor. Bunu görmezden gelmek de mümkün değil.

Çocukken ne düşündüğünü hatırlayan var mı? Ya da soruyu şöyle değiştirelim; çocukken nasıl düşündüğünü hatırlayan var mı? Tamamen tesadüfe dayalı olarak karşıma çıkan YouTube´a yüklenmiş bir buçuk saatlik video programını izlerken bu sorular aklıma takıldı.

Joomla SEF URLs by Artio