Modern Türkiye'nin Alman mültecileri - Mesele 121

Zaman ve Mekan

Almanya’daki Nazi zulmünden kaçıp Kadıköy Moda’ya gelerek Türkiye’de çalışmalarını yürüten Alman bilim insanlarının öyküsünün yer aldığı “Moda’nın Mülteci Alman Profesörleri” kitabı, Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Yazar Hakkı Bilen’in kaleme aldığı kitap; Almanya’da Adolf Hitler liderliğindeki Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin üniversite ve sanat kurumlarına baskı kurmasıyla birlikte görevden alınan bilim insanlarının Türkiye’ye göçünü anlatıyor.

> Hakkı Bilen
> Kadıköy Belediyesi
   Kültür Yayınları, 184 sayfa
> Satın almak için

Kitapta yer alan bilgilere göre, Atatürk’ün 1932 yılında bir üniversite reformu yapılmasını istemesi üzerine, Ord. Prof. Dr. Philipp Schwartz, Prof. Malche ve Dr. Reşit Galip öncülüğünde imzalanan protokol gereği Türkiye’ye getirilen 1500’ü aşkın ordinaryüs profesör, profesör, doçent, asistan, teknisyen bilim insanı ve sanatçı Türkiye’ye mülteci olarak geldi. 

1930’lu yıllarda bilim insanları ve sanatçılar Atatürk’ün, İsmet İnönü ve Celal Bayar hükümetlerinin yakın ilgisiyle ve tamamı ‘devlet memuru’ kimliğiyle güvence altına alınarak yaşamlarına Türkiye’de devam ettiler.

Alman akademisyenlerin birçoğu İstanbul Üniversitesinde, Ankara üniversitelerinde, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde, İstanbul Teknik Üniversitesinde, Ankara’daki vekaletlerde, hastanelerde görevlendirildiler. 

1572956117 6

 

1572956118 foto2

Sözleşmelerinde üç yılda ders verecek seviyede Türkçe öğrenme mecburiyeti olan Alman profesörler Beyoğlu, Bebek ve Moda semtlerini mesken tutar. Sağlıkçılar yabancıların yoğun olarak oturduğu Pera’yı (Beyoğlu) ve hastane yakınlığı nedeniyle üniversite çevrelerini; fen bilimcileri, bir kısım edebiyatçılar ve hukukçuların Bebek çevresini, çoğunluğu sosyal bilimler alanında olanların ise Moda çevresini tercih eder.

Yazar Hakkı Bilen de kitabında daha çok sosyal bilimler alanında uzman olan Moda’nın mülteci Alman profesörlerinin sosyal yaşamlarını ve anılarını aktarıyor. 1930’lardan 1960’lara dek, sayıca azımsanamayacak, üst düzey akademisyen ve sanatçılardan oluşan bu Alman kolonisinden bazılarının çocukları hayatlarını halen burada sürdürüyor.

 

 

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele