Türkiye - Mesele 121

Kadınlar kına yoğururdu. Yoğurdukları kınayı içli köfte yapar gibi yuvarlar, sonra da kenarı nakışlı metal bir çay tepsisinin üzerine özene bezene dizerlerdi. O taze mis kokulu kınaların üzerine ince zarif mumlar yerleştirilirken ben heyecandan nefesimi tutardım. Biri çakmak isterdi, bir başkası o mumları teker teker yakardı. İşlem tamamlandıktan sonra çay tepsisinin el üstündeki yolculuğu başlardı. Tabi ben de büyülenmiş gibi peşinden... Yanık bir ses mum ışığıyla kendisine doğru gelen çay tepsisini görünce başlardı yanık bir türkü söylemeye...

Afrin’e (Efrin) yönelik askeri operasyonun 4’üncü günü geride kaldı. Operasyon anlaşıldığı gibi iki yönde ilerliyor. İlki dışa yöneliktir, ikincisi ve daha uzun vadeli olarak içe dönük icra edileceği anlaşılıyor.

İkinci Dünya Savaşının hemen öncesinde Avrupa işçi sınıfının başına bela olan faşizm, tarihte daha önce görülmemiş bir siyasal rejimi yarattı. Marks ve Engels gibi Lenin de faşizmin iktidarına şahit olmadı. Rus devriminin liderlerinden Troçki işçi sınıfı için gerçekten acılarla dolu bu dönemin tanığıydı ve faşizm olgusunu derinlemesine ele alan yazıları bugün elimizde.

Kızılderililer diyor ki, “Bindiğin atın ölü olduğunu fark ettiğin an o attan inmelisin.” At Kızılderililer için hedefe götüren bir araçtır. Ama bizim bildiğimiz araba gibi falan değil. Çünkü bir Kızılderili hayat biçiminden dolayı bindiği atı sadece ulaşımda kullanmaz. O atı besler, büyütür, eğitir, anlar, sever… Onunla arasında hiç kopmayacakmış gibi görünen bir bağ vardır. Hatta görsel düşünecek olursak, Kızılderili sürekli at üzerinde olduğundan, onunla hem-i hal olur. Atı olmayan bir Kızılderili, ya da üzerinde Kızılderili olmayan bir at o coğrafyada düşünülemez bile. Şuraya dikkat: Hal böyleyken yine de diyor ki Kızılderililer; “Bindiğin atın ölü olduğunu fark ettiğin an o attan inmelisin.”

Geçtiğimiz hafta HDP Eş Başkanlığına aday olmayacağını açıklayan Selahaddin Demirtaş’ın yeniden aday olması için parti tabanından, demokratik ve sol çevrelerden çeşitli sesler yükseldi. Partinin 11 Şubat’ta yapılacak kongresinde kimin eş başkanlığa aday olacağı konusu Hasip Kaplan ile Sırrı Süreyya Önder arasında da ağız dalaşına yol açtı.

7  Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) başarısını hazmedemeyen AKP ve Erdoğan, 1 Kasım rövanşıyla yeni bir hamle başlattı. Müzakere sürecine son veren, MHP ile stratejik işbirliğine yönelen, Suriye politikasını selefi İslam radikalizmine ve Rojava düşmanlığına dayandıran bir strateji bu.

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.
Mesele Bülteni'ne abone olduğunuz için teşekkür ederiz

Facebook'ta Mesele