Türkiye - Mesele 121

Şu an itibariyle Türkiye'deki rejim, adı konmamış bir dinci despotizmdir... Son seçim hamlesiyle dinci despotizm kurumsallaştırılmak, kalıcılaştırılmak isteniyor. Artık Türkiye yönetilebilir olmaktan çıkmış bulunuyor... Yönetemiyorlar ve yönetemeyecekler... O halde neden ve nasıl bir 'çöküş tablosu' ortaya çıktı? Neden araç patinaj yapıyor sorularıyla devam edebiliriz.

"Herhangi bir yere termik santral mi kurulması, yoksa fidanlık mı yapılmasına yöre halkı değil de, "uzmanlar" ve "bilim adamları" karar verdiği sürece, bilim ve teknolojinin bir baskı ve sömürü aracı olarak kullanılmasının önüne geçilemez".*
Paradigmanın İflası, s. 219

Müslüman Kardeşlerin Türkiye versiyonu olan Politik İslamcı AKP, her ne surette olursa olsun, iktidarı bırakmak istemiyor. İki nedenle: Birincisi, geride kalan 15-16 yılda sömürünün, yağma ve talanın tadına öylesine vardılar ki, ballı böreği bırakmak istemiyorlar; ikincisi, iktidardan düştükleri anda mutlaka yargılanacaklarını, hesap vereceklerini biliyorlar... Lâkin, oy tabanı eriyor ve AKP'nin seçimi kazanması, %50 sınırını aşması artık mümkün değil...

Milli ve Yerli politikanın ortaya çıkışının bugünkü nedeni Kürtlerin siyaset sahnesinde giderek artan bir güce ulaşması, Türk demokratik çevreleriyle, soluyla buluşmuş olmasıdır. 1970’lerde Milliyetçi Cephe’nin ortaya çıkışı ise, solun ve komünist hareketlerin güçlenmesiydi; Alevi toplumunun mezhepçi sebeplerle hedef alınması da onları sola doğru politikleştirmişti.

Kadın ve şiddet kelimeleri yan yana geldiğinde, çoğunlukla kadını kurban/mağdur rolünde, yani şiddetten etkilenen bir nesne olarak görürüz. Ancak yakın zamanda yaşanan bazı tekil olaylar bilinen bu gerçeğe başka taraftan bakmamıza sebep oldu/oluyor. Bu tekil olaylardan biri de geçtiğimiz günlerde (22 Mart) aldığı cezayla yeniden gündeme gelen Nevin Yıldırım davası.

Daha Köln'e yerleştiğim ilk aylarda duyduğum bir isim; LyLy... Bu Heumark´ta bir restoran. Oldukça merkezi ve Dom katedraline de yakın olmasından dolayı eylem ya da etkinliklerden sonra bir şeyler yemek - içmek için gidilen bir mekan. İşte Gülperi ablayı LyLy´de tanıdım. Arkadaşlar onun restoranın sahibi olduğunu söylediler. Ne zaman oraya gitsem gülümseyerek her masada herkesle tokalaşıp hal-hatır sorduğuna defalarca tanık oldum. İnsanlarla ilişkisinde elbette ki bir incelik var tabi, ama daha ilk karşılaşmada dikkat çeken bizim o tarafın(doğu) kadınlarına has özellikleri... Dersimli Gülperi abla, Ovacıklı...

Müslüman Kardeşlerin Türkiye versiyonu olan Politik İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 3 Y ile mücadele vaadiyle iktidara geldi: Yoksulluk, Yolsuzluk, Yasaklar... Daha sonra adını fiilen değiştirdi, AK Parti oldu... Herhalde bunu adaleti ve kalkınmayı parantez içine almak için yapmışlardı. Adalet ve Kalkınma böylece görünür olmaktan çıktı. Üstelik yeni adını söylemeyeni düşman saydılar... Bir bildikleri varmış NETEKİM!...

Diğer Makaleler...