Mesele / Meseleler - Mesele 121

"Kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü" de eylem takvimine yerleşen günlerden biri. Birleşmiş Milletler’in 1999’da bunu ilan etmesinden beri senede bir kez 25 Kasımda konuyla ilgili etkinlikler, paylaşımlar ve eylemler gerçekleşiyor. Bugün başta bu konuda duyarlı, sol perspektife sahip ilerici//devrimci//feminist kadınlar olmak üzere soruna odaklı kadın kuruluşları, kitle örgütleri, -daha doğrusu kitle örgütlerinin kadın kolları- günün anlam ve önemini, tarihsel arka planını ve sayısal bilgileri sözlü-yazılı dile getirip şiddete karşı etkinlikler düzenleyecekler. Yarın da şiddet kaldığı yerden aynı hızla uygulanmaya devam edecek.

Kolay bir yanıt olarak bilim tarihi, adına “bilim” denen belirli bir kültürel formun tarihidir. Sonra birileri kaçınılmaz olarak, meseleyi derinleştirmek suretiyle hangi kriterin, verili bir zamanda, belirli bir uygulama veya disiplinin bilim adını hak edip etmediğine karar vermede belirleyici olduğunu merak edecektir. 

Hayvan hakları meselesi bir yandan hayvanların kesimini gösteren şok edici görüntülerin üretilmesi, gıda endüstrisinin kötü yönlerinin açığa çıkarılması diğer yandan da yediğimiz gıdalar hatta giyim-kuşam alışkanlıklarımız konusunda daha fazla sorgulayıcı olmamız vesilesiyle kendini gündeme getirmiş bulunuyor.

“[…] [D]ünya muammasının gerçek, kesin çözümü insan zihninin bütünüyle idrak ve tasavvur edemeyeceği bir şey olmalıdır; dolayısıyla daha yüksek türden bir varlık çıkıp onun bize verdiği bütün sıkıntıyı alsaydı, yapacağı açıklamaların hiçbirini kesinlikle anlayamazdık. Bu itibarla şeylerin nihai yani yani ilk sebeplerini, dolayısıyla ilk varlığı, mutlakı veya başka her ne şekilde adlandırmayı tercih ediyorlarsa onu ve onunla birlikte dünyanın neticesinde doğduğu, veya sudur ettiği, veya düştüğü, veya vücuda geldiği, varlığa bırakıldığı, tard edildiği ve açığa çıkarıldığı süreç, sebep, saikler yahut her ne ise bildiklerini iddia edenler, eğer şarlatan değillerse maskaralık edenler, boş palavracılardır.” (Schopenhauer, 2014: 140). 

Fransız Sosyalist Parti başkan adayı Benoît Hamon “mesleklerin kaçınılmaz yok oluşu”na atıfta bulunarak evrensel garantili gelire (“universal guaranteed income”) dair kendi önerisini savundu. Hamon, dijital teknoloji ve robotların rolü arttıkça bunun “Batı ekonomilerinde yüz binlerce mesleğin” yıkımına neden olacağını düşünüyor.

Devamı açıkça belli olan Trump depremi gerçekleşmiş, bütün dünya gerçek zamanlı olarak 7/24 donakalmış, derin devletle bağlantılı olsun olmasın, insan yapımı mikropları ve et yiyen canavarlarıyla dolu bataklıktan sızan her kelime, tirad ve habere sımsıkı asılmıştı.

Epistemoloji ile bilim tarihi arasındaki ilişkiyi inceleyenler için bir olgu, diğer hepsinin ötesindedir. Şöyle ki, bugün biz sıkı ve kesin gerçekler ortaya koymaktan çok daha fazla, araştırma program ve manifestolarına sahip olmakla iştigâl etmekteyiz. Niyet hükümleri mebzul, oysa somut sonuçlar kıt.

Diğer Makaleler...