Dünya - Mesele 121

Eski Havana, Şubat 2017. Foto: Pedro Szekely/Flickr

Raúl Castro’nun piyasa yanlısı politikaları genişletmesinin ardından ve devlet başkanlığı devir tesliminin hemen öncesinde, çok sayıda Kübalı ülkelerinin geleceğiyle ilgili karamsar şeyler düşünüyor.

Son birkaç haftadan beri (Ekim 2017)* dünya kapitalist ekonomisi ile ilgili, yeniden hem hükümet duyurularında hem de medya yayınlarında iyimser bir hava estiriliyor. Her ne kadar “tedbirli olunmalı”, “kırılgan olabilir” gibi laflar edilse de “ekonomi yeniden canlanıyor” söylemi giderek artıyor.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni (IKBY) "henüz vakit varken" bağımsızlık referandumundan vazgeçmeye çağırırken, "tüm ikazlara rağmen bu referandumun yapılması halinde ikili ve uluslararası antlaşmalardan doğan Türkiye'nin hakkını mahfuz (saklı) tutulacağını" açıkladı.

Robson’dan başlayalım. “İnci dişli zenci kardeşim(iz)” Paul Robson’dan… Köle kökenli bir ailenin çocuğu olarak ABD’de doğmuştu Robson. Gözünü dünyaya açtığı andan itibaren de ırkçılıkla karşılaşmıştı. Öğrenim hayatı boyunca ırkçı nefrete ve ayrımcılığa karşı mücadele etti ve hukuk okuyarak baroya kabul edilen ilk siyah avukat oldu.

Karl Marx’ın 150 yıl kadar önce “mali aristokrasinin Avrupa yayın organı” diye tanımladığı Londra’da yayımlanan etkili haftalık dergi Economist, son sayısını “Bir Sonraki Savaş”ı ve “Artan Büyük Güç Çatışması Tehdidi”ni tartışmaya ayırdı. Onun başyazısı, şu tüyler ürpertici uyarı ile başlıyor:

Amerika’nın bir göçmenler ülkesi, başka ülkelerden buraya göç eden insanlardan müteşekkil bir ülke olduğu sürekli söylenmektedir. Aslına bakılırsa, evet, bu doğrudur. Dünya tarihinin çok büyük bir bölümü boyunca, yeryüzünün bu parçasında (Amerika’da) yaşayan bir insan türü yoktu.

Troçki 1939’da yayınladığı, “Marksizm ve Çağımız” yazısında, “Teknik düşüncenin son zaferlerine rağmen, maddi üretici güçler artık gelişmiyor. Dünya inşaat sanayisindeki durgunluk, ekonominin temel dallarındaki yeni yatırımların tıkanmasının sonucu olarak, gerilemenin en belirgin ve hatasız belirtisidir. Kapitalistler kendi sistemlerinin geleceğine artık kolayca inanamıyorlar” diyor.

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Facebook'ta Mesele