Mesele / Kitaplık - Mesele 121

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi olanları sizin için derledik. İyi okumalar...

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi olanları sizin için derledik. İyi okumalar...

Çeviri Derneği’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği çeviri ödülleri töreninin 17’ncisi 8 Şubat’ta Yıldız Üniversitesinde yapıldı. Üyelerin ve çeviri dostlarının katıldığı törende gelenekselleşmiş iki ödülün yanı sıra bu yıl mesleki yeterlilik alanlarında birer kişiye "Meslekte Başarı Ödülü" verildi.

Son yıllarda Türkiye gündemini meşgul eden politik ve akademik çalışmalarda sıkça kullanılan bir ifade var; Tarihle Yüzleşmek.

"Milliyetçilik […], başta tarihsel kurgulamaları olmak üzere yapıları çoğu zaman hayal ürünü olan bir duygu karmaşasıydı." Marksizm Sözlüğü (Aralık 2016, Yordam Kitap), Milliyetçilik maddesinde böyle diyor. Özellikle son birkaç yıldır, milliyetçiliğin “yapıları çoğu zaman hayal ürünü olan bir duygu karmaşası” olduğunu düşünmek için pek çok sebebimiz bulunuyor.

Gül Özateşler’in “Çingene Türkiye’de Yaftalama ve Dışlayıcı Şiddetin Toplumsal Dinamiği” başlıklı kitabı  hem doğrudan doğruya Roman / “Çingene” çalışmaları alanı hem de genel olarak Türkiye çatışma / linç yazınının kült metinleri arasındaki ayrıcalıklı yerini şimdiden almış durumda…

BalıKuş´u ben yazdım. Şimdi diyeceksiniz ki, "Haydaaa !!! İnsan hiç kendi yazdığı kitabı tanıtır mı, ne ayıp..." Doğrudur. Ama müsaadenizle ben yine de bu ayıbı işlemek, yazdığım kitaptan az-biraz bahsetmek istiyorum.

Yunanistan ekonomi bakanlığı döneminde uluslararası üne kavuşan Yanis Varoufakis, ekonominin “uzmanlara bırakılması gereken” bir bilim değil tüm insanlığın bugününü ve geleceğini etkileme gücüne sahip bir savaş alanı olduğu görüşünden yola çıkarak yazdığı “Kızımla Ekonomi Sohbetleri” kitabını neden ve nasıl yazdığını anlattı.

Fotoğraf: Deniz Yonucu

Yazarı Anlatıyor

Talin Suciyan’ın "The Armenians in Modern Turkey: Post-Genocide Society, Politics and History" adlı kitabı ‘Modern Türkiye’de Ermeniler: Soykırımsonrası Toplum, Siyaset ve Tarih’ başlığıyla ve Ayşe Günaysu’nun çevirisiyle Aras Yayınları’ndan çıktı. Kitap soykırım sonrasında Ermenilerin bir inkar siyasetinin hayli güçlü olduğu yıllarda yaşadıklarına ve bu inkar siyasetinin hangi temeller üzerine inşa edildiğine odaklanıyor ve bunun dönemin Ermenice ve Türkçe kaynaklardaki yansımalarını da izliyor.

Fotoğraf: Vecih Cuzdan

Denize inen balta

Türkiye kadın hareketinin iki önemli yayını olan Feminist ve Kadınlara Mahsus Gazete Pazartesi’nin kurucularından Ayşe Düzkan, yetmişin üzerinde yazısını bir kitapta topladı. Güldünya Yayınları’ndan çıkan “05 17” kasım ayı sonunda raflarda olacak. Kitapta yazarın daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış yazıları da yer alacak.

Kendini yaşadığı coğrafyanın bir parçası olarak gören Anadolu insanı dağın, taşın, toprağın, derenin, nehrin kanla kirletilmesine asla izin vermiyor aslında. Ruhumuz bunu hazmedemiyor. Bence sevgili Halil İçöz’ü Salavat Tepe’yi yazmaya zorlayan dürtü de bu.

“Hiç şüphesiz, Biz her şeyi kader ile yarattık.” Kuran-ı Kerim, Kamer Suresi 49. ayette böyle der. Ayet, Allahın her canlıyı kader ile yarattığını ve bu kaderin onun dışında hiç kimse tarafından değiştirilemeyeceğini anlatır. Önceden çizilen, hak görülen, değiştirilemeyen kader anlayışını anlatan pek çok ayet var bunun gibi. Peki, hakikaten kader ne anlama gelir?

Devam eden sergiler

Facebook'ta bizi bul

Ziyaretçiler

77 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Joomla SEF URLs by Artio