Yazarı Anlatıyor - Mesele 121

Mahmut Şenol’un yazdığı, arka kapağında “İstanbul’un bunaltıcı plazalarından Akdeniz’in tutkuyla dalgalanan sularına açılan, hem çılgınca neşeli hem de deliliğin eşiğinde bir macera, roman içre roman” ifadeleriyle tanımlanan ‘Bir Roman Yazılıyor&Nicky’yi Öldürmek’ adlı kitap, 2020’nin ekim ayında SİA Kitap etiketiyle okurlarla buluşmuştu. Mahmut Şenol’un sıkı takipçisi olan H. Okan İşcan ile birlikte Şenol’a Jıneps adına sorular yönelttik.

Uzun mahpusluk döneminin yanı sıra tanıklık ettiği firar girişimleri ve çalışmalarını anlattığı “Mahpus Kaça Kaça Biter” kitabıyla okuyucu karşısına çıkan Mehmet Kılıç, yeni kitabında kişisel hikâyesi üzerinden ülkenin 1968-2012 yılları arasına ait gözlemlerını aktarıyor. Doğrudan birinci elden yaşanmışlıklarla önünüze hayatın içinden bir fotoğraf koyan Kılıç’ın yazdıkları, mücadele kültürüne de bir katkı sunuyor. 

Şubat 2020’de yayınlanan Divina’nın Bileziği adlı kitabı ile Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (TPYB) Kristal Kelepçe Polisiye Edebiyat Ödülllerinde Yılın Romanı Ödülüne layık görülen Ayfer Kafkas, derneğin internet sitesi için soruları yanıtladı. Hem kendisi hem eseri hem de polisiye edebiyat hakkında soruları yanıtlayan Kafkas'a göre iyi bir polisiyenin en önemli kuralı, hafiye ile okurun eşit şartlarda yarışması.   

Pandemi koşullarının yaşamın her alanını kuşattığı; kısıtladığı ve hatta yok ettiği bir dönemde kitap yazmak da yayınlamak da hayli cesaret isteyen işler doğrusu. Kitap yazmak görece kolay ve mümkün görünürken; birçok yayınevinin kapandığı, kitapçıların açılmadığı bir ortamda sevgili dostum Ragıp İncesağır, Su Yayınları’ndan çıkan bir kitap yayımladı. Hem de ‘Yeni Osmanlıcılık’ kavramının da, gerçeğinin de çok ciddi sorgulandığı bir dönemde, ‘Ecdadımız’ isimli bir kitap hazırladı.

Bir dönem Ankara basınının önemli, öndegelen gazetecilerinden Sezai Bayar emekli olduktan sonra da üretmeyi sürdürüyor, bir anılar toplamı olan ilk kitabı "Yaşadıklarım  Yazmadıklarım"ın ardından 2020 yılında yayımlanan ikinci kitabı Bizim Kedi Kükredi ile edebiyat alanına da adım attı. 

Evrim Ağacı internet sitesinin kurucusu Çağrı Mert Bakırcı’nın yeni kitabı 50 Soruda Evrim, Bilim & Gelecek Kitaplığı etiketiyle geçtiğimiz yılın sonunda raflarda yerini aldı. Bakırcı kitapta tartışmalarda sıkça gündeme getirilen ve evrimle ilgili kafa karışıklıklarına neden olan sorulara, bilimsel gerçekler çerçevesinde doyurucu yanıtlar veriyor.

Şiir sevdalıları anımsayacaktır şair Bülent Güldal’ın Mayıs 2020’de çıkan ‘İçli Bir Türküdür Ömür’ adlı kitabı için onunla söyleştiğimizi; geçenlerde de Osman Serhat Erkekli ile ortak ‘Beton Ağaçlar Altında’ (Klaros Yayınları/İst.) ve kendisinin ‘Yağmur Salkımları’ (Kafekültür yayınları/İst.) adlı şiir kitapları yayımlandı. Bu yüzden onunla yeni iki kitap ve şairlik, şiir üzerine söyleştik.

Siyasi nedenlerle Türkiye’nin farklı cezaevlerinde kalan 50 isim, koronavirüs (Kovid-19) salgını ile birlikte bulundukları hapishanelerdeki hak ihlallerine ilişkin makaleler kaleme alıp, bunları çizdikleri karikatürlerle resmetti. Bu eserler politik tutuklularla dayanışma ağı olan Görülmüştür Kolektifi tarafından bir araya getirildi.

Türkiye'de sol fikriyata dair yayıncılığın gelişmesinde önemli çabaları olan araştırmacı, yazar ve çevirmen Ahmet Kardam’ın "Mustafa Suphi: Karanlıktan Aydınlığa" adlı yeni kitabı İletişim Yayınları’ndan çıktı. Agos gazetesinin yazı işleri müdürü Ferda Balancar, kitabında bugüne kadar bilinenden farklı bir Mustafa Suphi portresi çizen Kardam ile konuştu. 

Şişli Belediyesi'nin düzenlediği "Hatıralara Yolculuk" söyleşi programına konuk olan yazar Zeynep Oral, Yaşar Kemal ile tanışmasının kendisine çok şeyler kattığını belirterek "Türkçeme sevdalanmamı sağladı. Bu ülkenin her karışını tanımama vesile oldu" dedi.

Şişli Belediyesi'nin düzenlediği "Hatıralara Yolculuk" söyleşi programına konuk olan yazar Mario Levi 16. Yüzyıl İstanbul’unda geçen tarihi bir roman yazdığını söyledi. Atalarının İspanya’dan, Osmanlı topraklarına geldiğini hatırlatan Levi, "Böyle göç eden, bir ailenin hikayesini yazmak istedim" dedi.

Yazar Fikret Başkaya, “kadavra medeniyeti” olarak tanımladığı ve birkaç on yıllık ömür biçtiği kapitalizme karşı mücadele etmeden, ekolojik mücadelenin sonuç alamayacağını, sistemi yeşile boyamanın da çözüm olmadığının altını çizdi.

İngiliz yazar J. K. Rowling, sürpriz bir öykü kaleme aldığını, karantinadaki çocukların okuyabilmesi için internet üzerinden ücretsiz yayınlayacağını duyurdu. Rowling, Kasım'da basılması planlanan kitabın tüm telif gelirini de salgından etkilenenler için bağışlayacağını açıkladı. 

Bu kitaptaki amacım hem yerli TV dizilerini eleştirel düzlemde irdelemek hem de yerli diziler aracılığıyla kendi toplumumu, bu toplumdaki insanların düşünce biçimlerini, duruşlarını, sorunlarını, hayallerini, çatışmalarını, korkularını ve zihniyetlerini, bu zihniyetin ardında yatan ideolojileri daha iyi kavramak.

Osmanlı’da Yahudi nüfusunun ağırlığı ve şehirleşmiş kısmı Batı Anadolu ve Trakya’da yaşayan, Ladino konuşan Yahudilerdi. Bu nüfus dağılımı sebebiyle Osmanlı ve Türkiye Yahudilerinin tarihinde Doğu Anadolu’daki Yahudiler sıklıkla unutuldu.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerini okurlarıyla buluşturan Kitaplar Arasında serisinin bu ayki konuğu Major Minor Literature: Animal and Human Alterity başlıklı kitabıyla Özlem Öğüt Yazıcıoğlu oldu. Burcu Kayışçı Akkoyun’un moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide insan ve hayvan arasındaki ilişkinin etik boyutları ile majör ve minör edebiyat olarak adlandırılan edebiyatların bir arada var olabilme ihtimalleri konuşuldu.

Yakın zamana kadar Ermenistan’ın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nezdindeki Türkiye temsilcisi olan Prof. Dr. Arsen Avagyan sadece bir diplomat değil aynı zamanda verimli bir akademisyen. Avagyan’ın Gaidz Minassian ile birlikte kaleme aldığı “Ermeniler ve İttihat Terakki” başlıklı çalışması daha önce Aras Yayınları tarafından yayınlanmıştı. Avagyan şimdi yeni bir çalışma ile Türkiyeli okurların karşısında.

Edebiyatın içine doğduğunu söyleyen yazar Pınar Kür, “Annem hem edebiyat öğretmeni hem de çocuk edebiyatı yazan bir kadındı. Teyzem ise Türk edebiyatının tanınmış isimlerinden Halide Nusret Zorlutuna. Edebiyat o yaşlarda içime, ruhuma işlemişti. Dolasıyla benim edebiyatçı olmamam mümkün değildi" dedi.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, ILO’nun kuruluşunun 100. yılı kapsamında, “1919-2019 ILO-Türkiye İlişkilerinin Yüzyılı” başlıklı bir kitap yayımladı. Ancak kitabın yazarı Prof. Dr. Mesut Gülmez, kitabın sonunda yer alan “İşçi Delegesini Belirleme Sorunu Boyutuyla Türkiye Profili” başlıklı bölümün çıkarıldığını açıkladı.

Kafka Yayınevi’nin “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” serisi, İslam felsefesini konu eden son cildin yayınlanması ile tamamlandı. Sadık Usta’nın “serinin en tartışmalı ve en çok emek verilen kitabı" olarak nitelediği beşinci ciltte on bir İslam düşünürü ve iki düşünce akımı, İslam uygarlığındaki rolleri göz önüne alınarak anlatılıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan İnci Aral’ı ağırladı. 1970’ten günümüze birçok öykü ve roman yazan Aral, eserleri kadar yazarlık macerasını da anlattığı söyleşisinde insanı en iyi anlatanın tarih değil edebiyat olduğunu vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ceyda Elgül tarafından yürütülen “Geç Osmanlı Döneminden Günümüze Türkçe Çeviride Biyografi” başlıklı proje ile 1839 yılından bu yana Türkçeye çevrilmiş ve Türkçe yazılmış biyografilerin bibliyografyası oluşturulacak. Dijital veri tabanı üzerinden araştırmacıların kullanımına açılacak olan bibliyografyanın 2021’de sonlanması hedefleniyor.

“Özgürlüklerine kavuşanlar, Sabahattin Ali'nin ‘Aldırma Gönül' şiirindeki ‘Mapus Yata Yata Biter' dizelerini, ‘Mahpus Kaça Kaça Biter' şekline çevirdiler” diyen Mehmet Kılıç, mahpusluk yıllarını kaleme aldığı romanında “özgürlük eylemi” adını verdiği firarlarını anlatırken, hapishanedeki günlük yaşamı da olduğu gibi yansıtmaya çalışmış.

Kadın seyyahlar üzerine kitabı bulunan ve bu konuda Boğaziçi Üniversitesi’nde ders veren araştırmacı Özlem Ezer, kendisini en yansız zanneden kişilerde bile farklı olanlara karşı ciddi önyargılar bulunduğunu belirtiyor. Ezer’e göre “seyyahları Batılı ve Doğulu diye ayırmaya kalktığımızda ne kadar yanıltıcı ve sınırlayıcı kalıplar içinden hareket ettiğimizi örneklemiş oluyoruz.”

Feminizm ve Queer Kuram kitabı queer teoremine yeni başlayanlar için iyi bir rehber olma niteliğinin yanı sıra, bizlere, eleştirel bir bakış açısıyla kendi muhalefetimize bakabilme imkanı da sağlamaktadır.

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin düzenlediği Yazar&Şair Buluşmaları’na konuk olan yazar Burhan Sönmez son romanı "Labirent" odağında toplumsal bellek, kent hafızası ve edebiyatın siyasetle ilişkisi konularında görüşlerini paylaştı.

Fotoğraf: Kenan Özcan

Soma faciası gibi büyük felaketler olmadığı sürece işçi ve yoksulların bir türlü görünür olup gündeme gelemediğini belirten Latife Tekin, son iki romanında olduğu gibi yazarken çoğunlukla sanayi bölgelerine gittiğini ve oradaki işveren-işçi ilişkilerini görerek olup bitenleri anlamaya çalıştığını söyledi.

Fotoğraf: Kenan Özcan

35 yılını eğitime adamış matematik profesörü ve aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde de dersler vermiş olan İrini Dimitriyadis’in yeni kitabı ‘’1950’den Günümüze Eğitim Hayatımızda Rumlar’’, 85 kişiyi kapsayan kolektif bir biyografi çalışması olmanın yanı sıra Rum toplumunun yaşam tarzı, toplumsal travmaları ve onlarla yüzleşme yollarını da gözler önüne sürüyor.

Bilgi Yurdu Işığı

1990 yılında kurulan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı bugün, kadın tarihi kaynaklarının korunduğu önemli bir kurum haline gelmiştir. Vakıf, 20. kuruluş yıldönümü için “Kadınların Belleği Dizisi-1” adlı projeyi gerçekleştirmiş ve bu proje kapsamında Osmanlı Türkçesi ile yayımlanmış 9 kadın dergisinin yeni harflerle transkripsiyonunu yaparak yayımlamıştı. 30. kuruluş yıldönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde “Kadınların Belleği Dizisi-2 30. Yıl Projesi” ni Temmuz 2017’de hayata geçirdi. Bu proje kapsamında, 1869 – 1926 yılları arasında Osmanlı Türkçesi ile yayımlanmış ve transkripsiyonu yapılmamış 32 kadın dergisinin yeni harflerle transkripsiyonu projesini başlattı. Şubat 2019 tarihinde bu projenin ilk iki cildi LİBRA Yayıncılık ile ortak bir yayın olarak yayımlandı.

BalıKuş´u ben yazdım. Şimdi diyeceksiniz ki, "Haydaaa !!! İnsan hiç kendi yazdığı kitabı tanıtır mı, ne ayıp..." Doğrudur. Ama müsaadenizle ben yine de bu ayıbı işlemek, yazdığım kitaptan az-biraz bahsetmek istiyorum.

Yunanistan ekonomi bakanlığı döneminde uluslararası üne kavuşan Yanis Varoufakis, ekonominin “uzmanlara bırakılması gereken” bir bilim değil tüm insanlığın bugününü ve geleceğini etkileme gücüne sahip bir savaş alanı olduğu görüşünden yola çıkarak yazdığı “Kızımla Ekonomi Sohbetleri” kitabını neden ve nasıl yazdığını anlattı.

Fotoğraf: Deniz Yonucu

Talin Suciyan’ın "The Armenians in Modern Turkey: Post-Genocide Society, Politics and History" adlı kitabı ‘Modern Türkiye’de Ermeniler: Soykırımsonrası Toplum, Siyaset ve Tarih’ başlığıyla ve Ayşe Günaysu’nun çevirisiyle Aras Yayınları’ndan çıktı. Kitap soykırım sonrasında Ermenilerin bir inkar siyasetinin hayli güçlü olduğu yıllarda yaşadıklarına ve bu inkar siyasetinin hangi temeller üzerine inşa edildiğine odaklanıyor ve bunun dönemin Ermenice ve Türkçe kaynaklardaki yansımalarını da izliyor.

Son yıllarda pek çok insan Türkiye’yi terk ederek göç etmek zorunda kaldı. 7 Haziran 2015 seçimlerinden 1 Kasım’da yapılan tekrar yapılan seçime giden süreçte patlayan bombalar, Ankara Katliamı, IŞİD saldırıları, 15 Temmuz Darbe Girişimi, OHAL süreci, Kanun Hükmünde Kararnameler, son 3 yıl içinde istikrarsızlık ve hayatı felç eden saldırılar pek çok kişinin bavulunu toplamasına neden oldu.

Hovsep Hayreni uzun yıllardan beri Ermeniler’e yönelik soykırım ile ilgili tarihsel çalışmalar yapan bir yazar. Araştırmalarında aynı zamanda Ermenice kaynaklardan da faydalandığı için eksik kalan bilgilerin tamamlanması bakımından Türkçe tarih çalışmalarına büyük katkı sunduğunu söyleyebiliriz.

“Rönesans tablolarındaki gibi güzel periler, melekler ilham getirmiyor” diyen Buket Uzuner’e göre ilham iyi yazarları okurken, başarılı bir sergi gezerken, güzel bir film izlerken, iyi bir müzik dinlerken hissettiğiniz şeyler.

Düşlerin denetlenmesine, hayallerin sınırlanmasına karşı küçük bir kız çocuğunun çizdiği resimdir mavi eşek. Bu resim alışılmış eşek resimlerinden farklı olduğundan, öğretmeni beğenmez, sınıftaki arkadaşlarıysa hafifçe alay eder. Eve gelip anlattığında babası resmi  duvara asar. Hayatın her alanındaki kalıplara rağmen bu kız çocuğuna evde öğretilen kendini olduğu gibi ifade etmesi gerektiğidir.

1987 yılında Belge Yayınlarından yayınlanan “Döğüşenler Konuşacak” şiir kitabı ile adından çokça söz ettiren Ayşe Hülya, yıllarca sürgün hayatı yaşamak zorunda olduğu yurtdışında bu kez ikinci kitabı Ben Su ile çıktı okuyucu karşısına…

Çok Okunanlar