Kıssa Kıssa - Mesele 121

Edebiyat dünyasının en önemli yazarlarından Franz Kafka'nın yıllardır Zürih'teki kasalarda kilit altında bulunan henüz basılmamış el yazmaları yakında gün yüzüne çıkabilir. İsviçre'nin Zürih kentinde bir bölge mahkemesi yıllardır Kafka'nın el yazmalarının tutulduğu kasaların açılmasına ve içindekilerin İsrail Milli Kütüphanesi'ne gönderilmesine hükmetti. 

Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) yayın Özgürlüğü Komitesi, “Başkalarının ifade özgürlüğünü kullanmalarını sağlamadaki örnek cesaretin” tanınması amacıyla verilen Voltaire Ödülünün kısa listesini açıkladı. "Yazarlarının arkasında duran" Tekin Yayınevi de listede yer aldı.

Kendisini amatör bir şehir kuramcısı ve büyülü Marksist olarak niteleyen Andy Merrifield , “Amatör: Sevdiğiniz Şeyleri Yapmanın Hazzı" başlıklı kitabıyla “iş”in kutsallaştırılmasının ardında yatan kurnazlıkları ve gizli gerçekleri ifşa ediyor.

Amerikalı edebiyat eleştirmeni ve editör Adam Kirsch’ün “Küresel Roman: 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak” kitabı Türkçeye çevrildi. Kirsch kitabında Orhan Pamuk, Haruki Murakami ve Margaret Atwood gibi ünlü yazarların eserlerinden yola çıkarak ulusal edebiyatın artık anlamını yitirdiğini savunuyor.

Dinlediği aile hikâyeleri ve dünyanın farklı yerlerindeki akrabalarına ulaşarak geçmişinin sesleri ve renklerini gün yüzünü çıkaran Sosi Antikacıoğlu, 2018 yılında çıkan kitabı “Geçmişimden Sesler ve Renkler”i Boğaziçi Üniversitesi’nde anlattı.

Boğaziçi Üniversitesi Aptullah Kuran Kütüphanesi’nin gizli kalmış hazinelerinden biri olan Nadir Eserler Koleksiyonu, İbrahim Müteferrika’dan Tevfik Fikret’e birçok önemli isme ait koleksiyonları barındırmasının yanı sıra Türkiye’de nadir eserlerin kataloglanmasına dair bir ilki başardığı için de yeni bir bakışı hak ediyor.

Kuşaktan kuşağa çocuklara hayaller kurduran Külkedisi Sindirella’yı hiç böyle görmediniz. Yıldızlar Arası Sindirella’nın ocağın başında oturmaya ayıracak zamanı yok. O alet çantasını elinden düşürmüyor! Yıldızlar Arası Sindirella’nın, prenses olmaktan çok daha başka hayalleri var ama bu Prens’le tanışamayacağı anlamına gelmiyor!

Myriam Moscona

Myriam Moscona, Mexico City’de yaşayan bir gazeteci yazar ve şair. Ebeveynleri Bulgaristan’dan gelen Sefarad Yahudileriydi. 1950’lerde doğduğu Mexico City’de büyürken, Myriam’ın yaşadığı Moscona ailesinin evi farklı dillerden seslerle doluydu.

Kültür tarihimize damga vurmuş yayınlardan Servet-i Fünûn dergisinin 1896-1901 yılları arasında yayımlanan tüm sayıları tasnif edilerek bir veri tabanı oluşturuldu. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Zeynep Uysal’ın yürütücülüğünde tamamlanan “Asır Sonu Osmanlı Kültür Tarihinde Servet-i Fünûn Dergisi” adlı TÜBİTAK projesinin sonuçları sanal ortamda araştırmacılara ve okurların ilgisine sunulacak.*

 İnsanı harekete geçiren merak dürtüsünün ayaklarından biri hırssa diğeri tatmindir. Crusoe bunlardan açıkça bahsetmese de planladığı deniz yolculuğundan önce babasının onu vazgeçirmeye yönelik teklif ettiği “ortalama yaşam” tasvirine pek sıcak bakmaz. Risk faktörü barındırmayan buna karşılık belirli bir gelir ve sabit bir statü vadeden bu ortalama, rahat fakat bir o kadar süreğen yaşam biçimine yerleşmek istemez.

Çeviri Derneği’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği çeviri ödülleri töreninin 17’ncisi 8 Şubat’ta Yıldız Üniversitesinde yapıldı. Üyelerin ve çeviri dostlarının katıldığı törende gelenekselleşmiş iki ödülün yanı sıra bu yıl mesleki yeterlilik alanlarında birer kişiye "Meslekte Başarı Ödülü" verildi.

Fotoğraf: beril de / behance.net

İstanbul’un yüz yıl sonrasını tasvir eden on altı distopik öykü, Aslı Tohumcu ile Kutlukhan Kutlu’nun derlemesi ve on altı yazarın irkiltici hayal gücü ile “İstanbul 2099” kitabında buluştu. Distopyalarda baskı düzeninin öne çıkması dikkat çekiyor.

Honoré de Balzac’ın “Çalışanın Fizyolojisi” adlı kitabı Türkçe olarak ilk kez yayımlandı. Kitapta Fransa’nın 1800’lü yıllarındaki ofis yaşamı mizahla ortaya seriliyor. Balzac, bürokratik işleyişi ve şehirdeki beyaz yakalıların mutsuzluğunu hicvederken taşranın cazip doğasını da anlatıyor.

Namık Kemal’in 150 sene önce sürgün yıllarında Ziya Paşa ile birlikte Avrupa’da çıkardıkları gazete “Hürriyet”, Türkiye’de ilk kez yayımlanıyor. İki cilt halinde okurun karşısına çıkan “Sürgünde Muhalefet: Namık Kemal'in Hürriyet Gazetesi” ile modernleşme tarihimize notlar düşülüyor. Kitaplar, gazetenin 100 sayılık tüm koleksiyonunu içeriyor.

Marx geri döndü, ama hangi Marx? Yakın geçmişte yayımlanan yaşamöyküleri, onu bir 19. yüzyıl figürü olarak konumlamakta ısrarlı. Mike Davis’in Marx ve Marksizm hakkında tezlerini ilk kez doğrudan kaleme aldığı bu kitapta ise, sadece geçmişe değil bugüne dair de konuşan bir düşünür çıkıyor karşımıza.

 Fransa'nın prestijli edebiyat ödüllerinden Renaudot'nun sahibi Hrant Dink'in hayatını anlattığı romanla Valérie Manteau oldu. Manteau'nun romanı 'Le Sillon' yani 'Agos' ismini taşıyor. 33 yaşındaki romancı ikinici kitabıyla bu ödüle layık bulundu. Dink'in hayatına odaklanan romanda, anlatıcı İstanbul'da Dink'in hayatını araştırırken bir yanda da kendi "agos"unu kazıyor.

Edwind Black’in Nazi Bağlantısı adlı kitabı Kitap Kurdu yayınları tarafından dilimize kazandırıldı. Kitabın çevirmenliğini Murat Karlıdağ, editörlüğünü ise kendisini Türk Muhafazakarlığı adlı kitabıyla tanıdığımız değerli akademisyen Hasan Aksakal gerçekleştirdi.

Thomas Malthus'un "An Essay on the Principle of Population" (Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme, 1798) ve Erwin Schrödinger'in "What is Life?" (Yaşam Nedir?, 1944) kitapları

Darwin ile Wallace’ın Linnean Derneği’nde okunan ortak bildirileri (1858) ve Watson ile Crick’in Nature dergisindeki ünlü makaleleri (1953), türlerin evrimi kuramının iki büyük aşamasının ilk temel metinleridir. Bu önemli metinlere giden keşif yollarının açılmasına iki ilginç kitap esin kaynağı oldu.

Yönetmen Alexandra-Therese Keining tarafından, 2005 yılında sinemaya uyarlanan, 2011 yılında August Ödülü’nü alan Oğlanlar kitabı artık Türkiye’de. Fransa’dan Finlandiya’ya, Danimarka’dan Suriye’ye kadar birçok ülkede yayınlanan kitap Güldünya Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı.

Beşinci Kol, Ernest Hemingway’in yazın yaşamı boyunca kaleme aldığı tek uzun oyunudur. Hemingway, Beşinci Kol ve ardından gelen dört öyküsünde, İspanya İç Savaşı sırasında, Franco’nun askerlerine karşı direnerek sokak sokak Madrid’i savunan cumhuriyetçileri anlatır.

Bizim Unuttuğumuz Şey Mahmut Şenol’un Tefrika Yayınlarından taze çıkan öykü kitabıdır. Mahmut’un kitap kapağını internette ilk gördüğümde, geniş zamanda bizi anlatan hikâyeleri okuyacağımı hissetmiştim. Şimdiki zamanda geçen herhangi bir biz, çoğunlukla sığlığı, eksikliği, düşmanlığı, ayrışmayı, içine sinmese de gördükçe alışılan bütün o kötü duyguları anlatıyor çünkü.

Engin Günay’ın önceki iki kitabının adları; Parkta Gölgeler ve Sürgünün Seyir Defteri. Her iki kitap da yazarın, Zürih’te geçen zorunlu yurt dışı yıllarına ait. Kartalimeni, Engin Günay’ın üçüncü kitabı, ikinci romanı. Kartalimeni ilk bakışta bir “dönem romanı” gibi görünse de ondan çok fazlasıdır. Çok güçlü bir mekan anlatısı, etkileyici kişilikler ve Türkiye tarihinin çok önemli bir kesiti vardır. Ancak bu üç unsurdan hiç birisi bir diğerinin önüne geçmediği gibi, bir harmoni içerisinde, bir birini tamamlayan biçimde, bütünlük arz etmektedir. Tümü hüzünlü bir senfoninin parçaları gibidir.

Sizde de olur mu bilmem, ama bazı kitaplar beni çeker. Kapağı, ismi, yazarı, ya da herhangi başka bir şeyi... O kitabı açıklayamadığım bir sebepten dolayı edinirim, büyülenmiş gibi okurum, okurken not alırım, yazdıklarımla yol alırım. Yolculuk(kitap) bittikten sonra anlarım ki bu okuma boşuna değilmiş. Kitabın ruhuma girip beni götürdüğü yerden geriye doğru bakarım sonra. Gördüğüm yeni şeyler öğrendiğimin resmidir.

Bilim ve Gelecek Yayınları’ndan çıkan Ogan Güner’in ‘Hercümerç’ adlı romanı, tarihin en civcivli dönemi sayılabilecek 20. yüzyıl başında geçiyor. Dönemin siyasi atmosferi arka planda belli belirsiz akarken, gizemli bir komiserin ve etrafındaki ilginç karakterlerin başından geçenleri nefes almadan okuyacaksınız. Sayfalar ilerledikçe kendinizi buğulu, puslu bir ortamın içinde kaybolmuş, ‘hercümerç’ olmuş bir halde bulacaksınız…

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.
Mesele Bülteni'ne abone olduğunuz için teşekkür ederiz

Facebook'ta Mesele