Bu haftanın seçkisi (17 Mayıs) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Haysiyet  

haysiyet
> Gaye Boralıoğlu – Ümit Kıvanç
> Kıraathane Yayınları, 156 s. 

> Satın almak için

ÜK: Sebepsiz yere gözaltına alınabiliyorsam, tutuklanabiliyorsam, işim, telefonum, bilgisayarım, giderek evim, malım mülküm elimden alınabiliyorsa dünyadaki yerim, köküm buna göredir. Tam bir varoluş sayılmaz bu. İnsan olduğumu, haklarımın bulunması gerektiğini biliyorum, duymuşum öğrenmişim bir defa. Bunlar olmayınca elbette kendimi yarım yamalak, eğreti ve tabii haysiyeti kırılmış hissedeceğim. 'Ta haysiyetsiz yaşayacaksın ya da hiç”e mahkûm olmak demek sivil ölüm. Baskıdan kaçmaya çalışabilirsin, yeni yollar bulup oralardan yürümeye çalışabilirsin. Her halükârda seçmediğin, zorlandığın seçenekler arasında gidip geldiğini bileceksin. Sivil ölüme zorlanırken haysiyet meselesini aşmak kolay değil. Çocukların varsa beslemen, okutman lazım...

GB: Sivil ölüm konusu ile haysiyet ilişkisini ben tam olarak böyle tarif etmem. Devlet ya da hükümet, muhaliflerini susturmak, yok etmek isteyebilir. Bu elbette aynı zamanda haysiyete yönelik bir tehdittir. Senin özgürlüklerini, haklarını elinden alarak haysiyetini kıracağını sanıyor. Ama diyelim bir mühendisin limon satmak zorunda kalışı haysiyetsizlik değildir. Aslanlar gibi satarsın icap ederse. Senin başarısızlığın değil ki bu, zalimin zulmü. Burada bir haysiyet sorunu varsa o da onu bu durumda bırakana aittir. Yani hükümet ya da devlet artık her ne diyeceksek, haysiyetsiz odur. Mağdurun haysiyeti uğradığı zulümden ötürü kırılmaz. Ne zaman kırılır? Karşı tarafa geçtiği zaman, zulmedenin açısında durduğu zaman kırılır.

 

  Kadın Emeği   

kadin emegi
> Ferhunde Özbay
> İletişim Yayınları, 325 s.
> Satın almak için

Türkiye'de kadın ve çocuk emeği ile işgücü piyasasında her iki emek gücünün kullanılma biçimlerinin dönüşümü Ferhunde Özbay'ın uzun dönemli araştırma faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyordu.

Bu araştırmalar, 19. yüzyıldan günümüze uzanan tarihsel seyri içinde,hane içi ve hane dışında, kadın ve çocuk emeğinin kullanılma biçimlerinin dönüşümü, kırsal emek ile kentsel emek arasında yaratılan ayrım, keskin devamlılık ve kırılmalar, çeşitli sosyal sınıf dinamiklerinin ortaya çıkışı ve bu dinamiklerin şekillendirdiği toplumsal hayatla birlikte ele alınmaktadır. Bu kitapta derlenen makaleler, sosyolojik ve tarihsel dönüşümünü sosyal bilimlerin de uzun süre ihmal ettiği kadın ve çocuk emeği çalışmalarının Türkiye'deki ufuk açıcı örneklerindendir.

Kadın Emeği, Ferhunde Özbay'ın 1979-2011 arasında yayımlanmış makalelerinden oluşuyor. Dostları, meslektaşları, öğrencileri ve çalışmalarından etkilenmiş araştırmacıların sunuşları ve açıklayıcı notları, Özbay'ın uzun yıllara yayılan araştırmalarının, onun arzu edeceği şekilde kolektif bir biçimde okurla buluşmasını sağlıyor. Saniye Dedeoğlu, Ayşe Durakbaşa, Yıldız Ecevit, İpek İlkkaracan ve Şemsa Özar'ın katkılarıyla...

  

  Dünya Yeniden Şekillenirken – 2   

dunya yeniden sekillenirken
> Der. Ulaş Taştekin, Cenk Ağcabay
    Yalçın Bürkev
> Nota Bene Yayınları, 288 s.
> Satın almak için


“Dünya Yeniden Şekillenirken -2” yaşanan büyük geçiş dönemini mercek altına alıp izlemeye çalışan bir kitap dizisinin ikincisi. Dizi, gelişmeleri sürekli takip eden ve gelecek öngörülerinde bulunan analitik bir rehber niteliğinde. Dünyada olup bitenlerin tematik bir eksen çerçevesinde incelenmesini ve bunun politik mücadeleler üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedefliyor. Kitap özellikle şu sorulara cevap arıyor: Aşınmakta olan ABD hegemonyası bugün itibariyle ne durumda? Bu açıdan, Ortadoğu'dan Latin Amerika'ya, Uzakdoğu'ya kadar dengeler yeniden nasıl şekilleniyor?

Yeni bir ekonomik resesyonun ön günlerinde, bu geçiş dönemini ekonomik olarak nasıl bir tarihsel kesit içine yerleştirebiliriz? Günümüzde emperyalizm, finansallaşma ve borca bağımlılığın dünyanın güneyi üzerindeki etkileri nelerdir? Bu çerçevede, burjuva milliyetçi programların ötesine geçecek bir programatik muhteva gerekir mi?

Teknolojik gelişmeler nasıl bir gelecek tahayyülü sunuyor? Sermaye birikimi açısından, ucu iyice görünen teknolojik gelişmeler nasıl bir rol oynamaya aday? Oluşturan teknolojik altyapı hem geniş insan yığınlarının denetimi hem de savaş teknolojisinin üst düzey bir nitelik kazanmasında nasıl bir rol oynuyor?

Sermaye önümüzdeki dönemde sendikaları nasıl dizayn etmeye çalışıyor? Emek düzleminde çıkış arayışları ne yönde?

  

  Karşılaşmalar: Bir Benjamin Romanı    

karsilasmalar
> Jay Parini
> Çev. Burcu Hallaç
> Kolektif Kitap, 386 s. 
> Satın almak için

“Hiçbir zaman tatmin edemediği Tarih Meleği tarafından öldürülmüştü hiç kuşkusuz. Onu öldüren en bariz şeyse genellikle alaycı bir şekilde tetikte bekleyip en sonunda her zaman sahnede belirerek daha önce gerçekleşmiş olan her şeyin, her çıtkırıldım adım ve irkilmenin, gözün her titreşiminin, kalpten hissedilmiş her çizginin ve rasgele her jestin yazarlığını üstelenen Zaman'dı.”

Walter Benjamin'in 1940 yılında Nazi Almanya'sının Fransa'yı işgalinin hemen ardından Paris'ten kaçışıyla başlayan Karşılaşmalar Benjamin'in tutkularıyla tuhaflıklarının peşine düşüp ölümünün matemini tutuyor.

Felsefe tartışmaları, Nazi işgali, savaş ve kaçış ekseninde ilerleyen, Bertolt Brecht, Gershom Scholem, Hannah Arendt gibi isimlerin de yer aldığı romanda, Benjamin arkadaşları ve ailesi, aşkları ve yalnızlığı, hayatı ve intiharı, gözünden sakındığı elyazması sayfalar vasıtasıyla yeniden ete kemiğe bürünürken hayat hikâyesi de yirminci yüzyılın ortasında dünyayı yakıp yıkan korkunç savaşın güçlü bir metaforuna dönüşüyor.

 

  Kitap Kokusu   

kitap kokusu
> Mustafa K. Erdemol
> Can Yayınları, 320 s.
> Satın almak için


Gazeteci Mustafa K. Erdemol daha çocukluğunda kokusuna kapılmış kitapların. Büyüdükçe de dört yanını sarmış bu koku, koyu bir okuma tutkusuyla her fırsatta kitapların dünyasına eğilmiş. İyi okur olmanın peşinde, yıllar boyunca tuttuğu notların, biriktirdiği tarihî anekdotların, bizzat kendi tatlı hatıralarının kendine has karışımlarından mürekkep denemeler yer alıyor Kitap Kokusu'nda. Bir nevi kırkambar: Türk ve dünya tarihinden, Doğu ve Batı kültüründen, zamanın farklı noktalarından hepimizin aşina olduğu ya da bazılarımızı şaşırtacak pek çok detay akıp gidiyor sayfalarda. Anlık bir kokunun cezbettiği, aşçıları olduğu kadar oburları da doyuracak, mutlu edecek bir kitap.

Yazılı kâğıdın neden güzel koktuğunu, o kâğıdı koklamış olmanın bana neden zevk verdiğini hâlâ bilmiyorum. Ama bunun bir bağımlılık olduğunu kabul ediyorum. Matbaa, mürekkep, kâğıt kokusunu sevmenin ne olduğunu herkes anlamayabilir. 

Joomla SEF URLs by Artio