Nazi Bağlantısı: Hitler’in Yahudi Soykırımında Amerikan Parmağı - Mesele 121

Kıssa Kıssa
Typography

Edwind Black’in Nazi Bağlantısı adlı kitabı Kitap Kurdu yayınları tarafından dilimize kazandırıldı. Kitabın çevirmenliğini Murat Karlıdağ, editörlüğünü ise kendisini Türk Muhafazakarlığı adlı kitabıyla tanıdığımız değerli akademisyen Hasan Aksakal gerçekleştirdi.

Edwin Black 18 farklı dilde yayınlanmış birbirinden farklı konularda araştırma kitaplarıyla tanınan, genellikle tarihin gözden kaçırılmış kısımlarını mercek altına alan son derece saygın ve güvenilir bir yazardır. Black’in eserleri 13 kez Pulitzer’e aday gösterilmiştir. Korkusuzca ele aldığı konular arasında soykırım, hükümetin yetkilerini kötüye kullanması, petrol şirketlerinin açgözlülük içinde insanların hayatlarını hiçe sayması, bilimsel intihal gibi sistemin muktedirleri tarafından hoş karşılanmayacak konular vardır.

Cyril Edwin Black                                       
Çev. Murat Karlıdağ,
Kitap Kurdu,
167 sayfa, 2018

Edward Black’in “Nazi bağlantısı” kitabı yine ezber bozan ve insanın tüylerini diken diken eden gerçeklerle bezenmiş bir kitap. Kitap Edward Black’in Nazilerle, Amerikan şirketlerinin ilişkileriyle ilgili daha önce yaptığı araştırmaların bir derlemesi.

Bu kitap da daha önce bilmediğimiz ya da bilsek bile üzerinde yapılan metodolojik çalışmalara ulaşamadığımız biribirinden farklı bir çok ilişki ağı deşifre ediliyor. Henry Ford’un bizzat kurduğu “ The Dearborn Independent” adlı gazeteyle yaptığı antisemitist propoganda yazılarının daha sonra “The International Jew” adı altında kitaplaştırılması ve bir çok dile çevrilmesi. Bu kitabın daha sonraki dönemde Hitler’in yazdığı “Kavgam” adlı kitabına esin kaynağı olması, Carnegie’nin üstün ırk yaratmak gibi faşizan bir uğraşa hem ABD’de hem de Almanya’da katkı sağlaması. Bu minvalde kanımızı donduracak kadar absürd ve vahşi öjeni çalışmalarının uygulamaya geçirilmesi. Rockefeller’in kurumsal olarak, Kayzer Wilhelm Enstitüsünün yaptığı araştırmaların özellikle , öjeni tesislerinde gerçekleşenlerini bizzat finanse etmesi. Auswitch’de Mengele adlı doktorun ikizler üzerinde yaptığı deneylerin, yine Rockefeller şirketiyle bizzat bağlantılı olması. General Motors’un, yan şirketi olan Opel’in Nazi dönemindeki savaş sanayisinin gelişiminde başat rol oynaması ve Opel’in 2. Dünya savaşında bile, kayyum atanmasına rağmen halen Amerikan şirketi olan General Motors’a bağlı olması. IBM’in Hitler’in Reich’ine verdiği özel destek sayesinde, insanların delikli kartlarla nasıl fişlendiği ve bu listeleme sayesinde soykırımın çok daha kolay gerçekleştirilebildiği gibi kolay kolay yenilir yutulur olmayan gerçekler, ilişki ağlarının gözler önüne serilmesiyle, Black’in kitabında karşımıza çıkıyor.

Önemli Amerikan çok uluslu şirketlerinin Nazilerle kurduğu bir çok farklı husustaki ticari ilişkilerin, arka planında şirketlerin yalnızca kendi çıkarlarını düşünmesiyle ilgili olduğuna yine bu kitap da tanıklık ediyoruz. Bu hususta yazılan bir çok kitap, bilimsellikten uzak ve komplo teorileriyle donatılmış bir bakış açısı sunmanın ötesine geçemezken; Black’in araştırmalarında şirketlerin izlediği stratejilerin nedenlerinin neler olabileceği sorsuna da yer yer vevap bulabiliyoruz. Kapitalist sistemin kurallarına göre hareket eden bir çok şirket, kendi karı uğuruna faşizmi destekleyebilecek kadar körleşebiliyor. İnsan canının, şirketlerinin kar etmesinin yanında hiçbir önemi kalmayabiliyor. Gücü elinde tutanların kötülüğe ne kadar yatkın hale gelebildiğine yine bu kitap vesilesiyle tanıklık ediyoruz. Oğlanüstü durumlarda bile büyük şirketlerin bazılarının kendi çıkarlarından başka gözettikleri bir dünya görüşüne sahip olmadıkları hususu, insan doğası hakkında bizi her ne kadar karamsarlığa soksa da, bir çok kurum ve bireyin Nazizme karşı yürüttüğü mücadeleyi anımsadığımız da hayata ve insan doğasına karşı daha nötr bir bakış açısı edinebiliriz. Bu kitabın akabinde faşizme karşı direnebilen kitlelerle ilgili dengeleyici başka bir okumanın da yapılmasını, psikolojik olarak dengede kalmak açısından şiddetle tavsiye ediyorum.

Peki Versay antlaşması sonrasında Almanya’nın ağır borç yükü altından kalkıp nasıl sanayisini bu kadar kısa bir sürede geliştirebildi? Çok uluslu ekonomik şirketlerin ekonomik çıkarlarıyla, Nazilerin ideolojik çıkarları hiç çelişmedi mi? Gibi sorulara da cevap arayan bir kitap “Nazi Bağlantısı.” Kitabın dilimize kazandırılmasını son derece önemli buluyor ve ilgilisine tavsiye ediyorum. İyi okumalar...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.
Mesele Bülteni'ne abone olduğunuz için teşekkür ederiz

Facebook'ta Mesele

İlginizi çekebilir...