Bu haftanın seçkisi (3 Mayıs) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Aydınlanma Zihniyeti  

aydinlanma zihniyeti
> Tvzetan Todorov
> Çev. 
> Bgst Yayınları, 112 s. 

> Satın almak için


“Tanrı'nın ölümünden, ütopyaların çöküşünden sonra müşterek yaşamımızı hangi entelektüel ve ahlaki temel üzerine inşa etmek istiyoruz?”

Çağımızın önemli düşünürlerinden Tzvetan Todorov bu soruyu, Aydınlanma ve hümanizm geleneğini eleştirel biçimde sahiplenme çağrısı yaparak yanıtlar.

Aydınlanma, insanın kaderini eline almaya ve eylemlerinin nihai amacını insanlığın esenliği olarak belirlemeye karar verdiği andır.

Bireyin ve hakikat arayışının iktidar karşısında özerkliği, laiklik, evrensel değerlerle donatılmış bir insanlık ideali Aydınlanma'nın yapı taşlarıdır. İnsani değerlerin ve hakikat duygusunun değersizleştirildiği, keyfiliğin, cehalet savunusunun ve ben merkezciliğin güçlendiği günümüzde Aydınlanma zihniyetini canlı tutmak işte bu yüzden önem taşımaktadır.

 

  Marx’ın Sanat Felsefesi  

marxin sanat felsefesi
> Mihail Lifşits
> Çev. Murat Belge

> Fol Kitap, 128 s.
> Satın almak için



Marx, Kasım 1837'de babasına yazdığı mektupta yasadığı günleri bir geçiş dönemi olarak tanımlar.

Bu mektupta, “Her değişim, bir ölçüde bir kuğu şarkısıdır; bir ölçüde de bir büyük yeni şiirin başlangıcıdır.” diye yazar.

Bu eserde Marx, Hegelci felsefenin kuğu şarkısını, ‘bir büyük yeni şiirin başlangıcı'na dönüştürmeye çalışır.

Marksist estetiğin sloganı şudur: Sanat öldü! Yaşasın sanat! Marksist edebiyat eleştirmeni ve estetik kuramcısı Mihail Lifşits'in Marx'ın Sanat Felsefesi adlı eserini, Terry Eagleton'ın Sunuş'u ve Murat Belge çevirisi ile sunuyoruz.

 

 

 

 

 

 

  Haiti Devrimi: Aşağıdan Bir Tarih   

haiti devrimi
> Carolyn E. Fick
> Çev. Galip Doğduaslan
> Dipnot Yayınları, 416 s.
> Satın almak için


Haiti Devrimi (1791-1804) devrimlerin en radikallerinden biri, belki de en radikalidir. Radikalliği dünya tarihindeki ilk ve son köle devrimi olmasından; başka bir deyişle, Afrika'da kaçırılıp Avrupalılara satılarak köleleştirilen, insan olarak dahi kabul edilmeyen, her türlü şiddete, sömürüye ve aşağılanmaya maruz kalan Siyahların kendi kaderlerini kendi ellerine alıp köleliği sona erdirmesinden kaynaklanır. Modern dünyanın ilk anti-kolonyal bağımsızlık savaşlarından olan Haiti Devrimi, dünya tarihinin etki alanı en geniş devrimlerinden de biridir. Siyahların deri renklerinden ötürü yaşadıkları kader ortaklığı (ırkçılığın, kolonyalizmin ve kapitalizmin başat mağdurları olmaları), ancak Haiti Devrimi'yle birlikte evrensel bir Siyah bilincine dönüşmeye başladı. 20. yüzyılda birçok biçim alacak Siyah enternasyonalizminin kökenleri Haiti Devrimi'ndedir. Nitekim sömürgeci güçlerin köleliği ilga etmesinin arkasındaki en önemli faktörlerinden biri de –köleliğin kârlı olmaktan çıkmaya başlamasına ilave olarak– Haiti Devrimi'ni yayılmasından duydukları endişedir. Bütün bu reel ve potansiyel etkilerin toplamı, 18. yüzyıldaki Haiti Devrimi ile 20. yüzyıldaki Küba Devrimi arasında önemli benzerlikler olduğunu düşündürür.

Bağımsız Haiti'nin Beyaz uygarlığı tarafından sistematik olarak cezalandırılması ve buna paralel olarak Devrim'in Beyaz düşüncesi tarafından uzun süre yok sayılması da bu bağlamda düşünülmelidir. Haiti'nin devrim öncesindeki ve sonrasındaki trajik tarihini, modern dünyanın kapitalist, kolonyalist ve ırkçı karakterinden ayrı düşünmek mümkün değil.

  

  Felsefenin İhmal Edilmiş On Klasiği  

felsefenin ihmal edilmis on klasigi
> Eric Schliesser
> Çev. Onur İşçi
> Heretik Yayınları, 286 s. 
> Satın almak için



Felsefi bir çalışmayı klasik yapan nedir? Kolay bir soru değil. Felsefede klasik olmak için birden çok yolun olduğu ve birçok klasiğin birden fazla işleve sahip olduğu bilinir. Peki neden bazı felsefi çalışmalar her zaman hatırlanır ve sosyal ve beşeri bilimlerde dikkate alınırken diğer çalışmalar unutulur? Bu soruya şöyle bir cevap verilebilir: Felsefi kriter ve çeşitlilikle ilgili tartışmalarda galip gelenlerin pozisyonları, felsefi bir çalışmanın hatırlanmasında ya da unutulmasında belirleyicidir. Galip gelen tarihin değerlendirmesini biçimlendirir. Elbette tarihin değerlendirmesi önemli olduğu kadar inkâr edilemezdir de, ancak bunun optimal olduğunu iddia edebilir miyiz?

Bu ufuk açıcı kitap, felsefe tarihinde haksız yere ihmal ya da göz ardı edilen on ‘‘klasiği'' inceleyen çalışmalardan oluşmaktadır. Bu ‘‘klasiklerin'' bir kısmı felsefenin geçmişi ve statüko konusunda eleştirel iken bir kısmı tarihin belli bir döneminde temel eser olup da bir anda unutuluvermiştir.

 

 

  Savaşçı ve Şair José Martí   

savasci ve sair jose marti
> Orhan Tüleylioğlu
> Telgrafhane Yayınları, 276 s.
> Satın almak için

José Martí, Küba'nın ulusal kahramanı ve simgesidir. O, bir siyasetçi, bir devrimci, bir eleştirmen, bir gazeteci, bir düşünür ve bir şairdi. Yazıları ve şiirleriyle ateşlediği ve 1895'te Küba'ya gelerek başlattığı bağımsızlık mücadelesi ülke tarihinde çok önemli bir yer tuttu.José Martí, yaşamını ülkesinin bağımsızlık savaşımına adamıştı. Savaşarak öldü; ardından şiirleriyle birlikte insanlığın büyük örneklerinden birini bıraktı.

Savaşçı ve Şair: José Martí adlı bu kitap çok zengin bir yelpazeyi kapsayan yapıtlarıyla ve yapıtlarının odağına koyduğu savaşımıyla özgün bir yer edinmiş olan José Martí'yi tanıtmaya, yapıtlarını, düşüncesini ve yaşam serüvenini bütünlüklü bir bakışla ele almaya çalışıyor; üzerine yazılmış yazıların yanı sıra, şiirlerinden, mektuplarından ve makalelerinden seçmelere yer veriyor; onun bıraktığı mirasa, izinden giden Che Guevara ve Fidel Castro'nun mücadelesine ışık tutuyor.

 

 

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.
Mesele Bülteni'ne abone olduğunuz için teşekkür ederiz

Facebook'ta Mesele