Bu haftanın seçkisi (20 Aralık) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 4 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  TİP Radyo Konuşmaları  

t i p radyo konusmalari
> Der. Abdullah Nefes
> Favori Yayınları, 160 s.
> Satın almak için

TİP Radyo Konuşmaları 1963-1965

Türkiye İşçi Partisi, Türk işçi sınıfının ve onun demokratik öncülüğü etrafında toplanmış bütün emekçi ve tabakaların (ırgat ve küçük köylülerin, aylıklı ve ücretlilerin, zanaatkârların, küçük esnaf ve dar gelirli serbest meslek sahipleri ile ilerici gençliğin ve toplumcu aydınların) kanun yolundan iktidara yürüyen, siyasi teşkilatıdır.

TİP, yurt ve dünya olaylarını Türk işçi sınıfı ve emekçi halk yığınları açısından değerlendirir; onların menfaatlerini savunur; hak ve hürriyetlerinin gerçekleşmesi için mücadele eder.

Ulusun büyük çoğunluğunu meydana getiren emekçi halk yığınları, bütün zenginliklerin, bütün değerlerin gerçek yaratıcısı, sosyal gelişmelerin biricik itici kuvvetidir. Üstelik bu işin ağır yükünü de onlar taşırlar. Bundan dolayı emekçi halk yığınlarının hak, hürriyet ve menfaatleri için mücadele etmek, aslında Türk ulusunun bütününün hakları, hürriyetleri ve yüksek menfaatleri için mücadele etmektir.

TİP; ırk, din, mezhep, deri rengi, kadın-erkek ayrımı gözetmeden ve hangi sınıftan gelirse gelsin, parti programı ve tüzüğünü benimsemiş, emekten yana olan bütün yurttaşlara saflarını açık tutar…

  Cam Tavanları Kırıyoruz  

cam tavanlari kiriyoruz
> Oya Tekin
> Maya Akademi Yayınları, 200 s.

> Satın almak için

Cam Tavanları Kırıyoruz: Yerel Yönetimde Kadın Mücadelesi

“Benim için bu kitabı kaleme almamdaki temel motivasyon, bu mücadeleyi farklı yönleriyle kamuoyuna ulaştırmak. Bu çalışmalarda 50-60 civarında kadın muhtar adayı ile çalışmalar yaparak onların adaylığa karar verme süreçlerinden başlamak üzere seçim çalışmaları, seçim günü yaşadıkları sorunlar ve seçim sonuçlarını aldıkları günkü sevinçleri, üzüntüleri ve hayal kırıklıklarını birlikte yaşadım.”

“Kadınların ailelerinden, toplumsal geleneklere değer yargılarından siyasetteki eril duruma kadar her adımda dezavantajlı oldukları görülüyor. Bütün bunların çözülmesi için sosyal ve siyasal yaşamda erkek egemenliğine karşı kadın-erkek eşitliği bilincinin yükseltilmesi şart. Bu da hemen bir günde olacak bir mesele değil kuşkusuz. Bunun için kapsamlı bir toplumsal dönüşüm sürecinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Yanı sıra, bütün yasal, hukuki düzenlemelerin kadınların lehine dönüştürülmesi gerek. Pozitif ayrımcılığın kadınların yaşamını bir nebze de olsa rahatlatacağı açıktır. Zira kadınların güçlenmesi, haklarını kullanabilir, savunabilir ve genişletebilir duruma gelmeleri demokrasinin gelişmişlik durumunu gösterir.”

18 Mayıs Mahallesi  

18 mayis mahallesi
> Zelal Karataş, Halit Karahan
    Selda Turan Yıldırım
> Onur Vakfı, 272 s.
> Satın almak için

18 Mayıs Mahallesi: Ankara’da Bir Politik Mekânın İnşası (1977-1985)

18 Mayıs Mahallesi Türkiye gecekondulaşmasının ilk ve önemli örneklerinin yaşandığı Ankara'da inşa edilmiş bir politik mekândır. Ankara, İstanbul'la birlikte ilk gecekondu çalışmalarının yapıldığı kent olma yönüyle uluslararası literatüre de girmiştir. Verilere göre Ankara'nın bazı ilçeleri neredeyse bütünüyle gecekondulardan oluşmuştur.

Ankara aynı zamanda sosyalist/sol düşünce akımları ve örgütlerinin de çok güçlü olduğu bir yer olması sebebiyle bu örgütlerin gecekondu bölgelerine ilgisi yönünden de önemli deneyimlerin mekânıdır. 18 Mayıs Mahallesi çalışması, bu deneyimlerin özgün bir parçası olması itibariyle bu alanda ciddi bir kaynak olmaya adaydır. Mahallenin inşası ile İmar ve İskân Evleri'nin işgalinin paralel gitmesi o sürecin en önemli deneyimlerinden birisidir. Konut işgallerinin Avrupa'da da pek çok kenti etkilediği bir dönemde Ankara'da bu deneyimin bilgisinin üretilmesi oldukça kıymetlidir.

Mahallenin inşa sürecindeki özgünlüklerden birisi de bildiğimiz kadarıyla ilk kez gecekondu literatürüne giren “Gecekondu Becayişi”dir. 18 Mayıs Mahallesi'nin özgünlüklerinden bir diğeri de inşa sürecinde kadınların öncülük yapmış olmasıdır. Bu çalışmada aktarılan deneyim, Türkiye sosyalist hareketi geleneğinde bu yönüyle bir ilktir. Zira bütün gecekondu çalışmalarında kurucu komite üyelerinin erkeklerden oluştuğu bilinmektedir.

  Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması  

costa gavras ve politik gerilim sinemasi
> Elif Atayman
> Ayrıntı Yayınları, 96 s.

> Satın almak için

Ölümsüz’den İtiraf'a, Sıkıyönetim'den Kayıp'a Müzik Kutusu'ndan Amen'e uzanan bir çizgide, politik film geleneğinin önemli bir parçasına dönüşen Costa Gavras sineması, bir yandan ana akım sinema formlarıyla uyum içinde görünürken, diğer taraftan da Batı anlatı geleneğinde var olan rahatlatıcı etkiyi bozma, seyirciye çığırından çıkmış bir dünyada yaşadığını hatırlatma gibi önemli bir işlev üstlenmiştir. Popüler anlatının bütün araçlarıyla popüler olmayan bir sinemanın sınırlarını yokladığı da önü sürülebilecek bu sinemanın, Brecht'in de işaret ettiği gibi, hayatı olmasa da, onu değiştirmeye soyunanları değiştirmeyi hedefleyen bir yaklaşımın izlerini taşıdığı öne sürülebilir.

Çalışmasına, sinema ve felsefe yazınımızın önemli kalemi Veysel Atayman'dan aldığı ilhamla başlayan Elif Atayman'ın, yerinde bir kararla sinema ve politika kavramlarını da tartışmaya açtığı eserin, özellikle politik film türünü tanımlama çabalarına önemli katkılar sağlayacağına ve yeni bir sinemanın mümkün olduğuna inananlara rehberlik edeceğine inanıyoruz.

Çok Okunanlar