Bu haftanın seçkisi (13 Aralık) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  Emeğin Sokak Hali  

emegin sokak hali
> Serter Oran
> Nika Yayınevi, 300 s.
> Satın almak için

Emeğin Sokak Hali: Türkiye’de Katı Atık Toplayıcıları

“Katı atık toplayıcılarının kimliklerinin, yaptıkları işlerin ekonomik değeri ve sosyolojik kategorilerinin titiz bir araştırma ile irdelenip yansıtılmış olduğu bu kitap, sosyolojinin olduğu kadar, ekonominin de ilginç ve şimdiye dek ülkemizde fazla kurcalanmamış bir alanına ışık tutmaktadır. Farklı bir dünya ile okuyucuyu buluşturan kitap, ekonomi ve sosyoloji alanında alışılmışın dışında ufuk açıcı önemli bir katkıdır.” - Prof. Dr. İzzettin Önder

“Dr. Oran'ın çalışması, bugüne kadar daha çok yoksulluk ve kent yoksulluğu kavramsal çerçeveleri içinde ve homojen bir kitle olarak ele alınan katı atık toplayıcılarının durumlarını daha geniş bir perspektifle ve nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden yararlanarak incelerken, kitle içerisindeki farklı alt-gruplara ilişkin dinamikleri de görünür kılmaktadır.” - Prof. Dr. Ahmet Makal

“Dr. Oran'ın çalışması, gerek konuyu ele alış biçimi gerekse odaklandığı detaylar itibarıyla benzerlerinden oldukça farklı. Kapitalist düzenin katı atık toplayıcıları için ortaya koyduğu koşulları irdelemekle yetinmeyip, meseleyi sistemin işleyiş bütünlüğü içinde değerlendiriyor. Toplumsal eşitlik temelli çözüm arayışı için bir perspektif ortaya koyuyor. Sorunu sınıfsal bir yaklaşımla kavrarken sınıf-etnisite ilişkisini de inceliyor. Göç sorununun tüm yakıcılığıyla gündemde olduğu bu dönemde, Dr. Oran'ın çalışması hem sosyal bilimcilerin hem de politika yapıcıların yararlanabileceği önemli bir kaynak niteliğinde.” Doç. Dr. Nilgün Tunçcan-Ongan

“Serter Oran'ın çalışması sosyal yaşamın az bilinen sosyal bilimlerin en ihmal edilmiş alanlarından/sorunlarından birini keşfetmeye çalışıyor. Yazar kendi ifadesi ile de keşfetmeyi önemsiyor. Katı atık toplayıcılarının dünyasına yakın plandan bakmaya, onların özlemlerini, göç deneyimlerini, kentte tutunma çabalarını, kalmakla gitmek arasındaki ikircimlerini, hak arayışlarını ve mücadele deneyimlerini keşfetmeye çalışıyor. Kitabı okuduktan sonra siz de sokakta karşılaştığınız her bir katı atık toplayıcısının öyküsünü merak edeceksiniz.” Doç. Dr. Aziz Çelik

  Siber Proletarya  

siber proletarya
> Nick Dyer-Witheford
> Çev. Eylem Akçay
> Z Yayınları, 288 s.

> Satın almak için

Siber Proletarya: Dijital Girdapta Küresel Emek

Sınıf iktidarı ve bilgisayarlaşma üzerine sert analizleriyle Siber Proletarya, enformasyon devriminin karanlık yüzünü bizlere gösteriyor. Kongo'daki koltan madenlerinden Çin'deki elektronik fabrikalarına ve viraneye dönmüş Detroit mahallelerine, müreffeh elitler ve güvencesiz işçiler arasında büyüyen kutuplaşmanın teknoloji sayesinde nasıl yumuşatıldığını gözler önüne seriyor.

Nick Dyer-Witheford, yaygınlaşan online gözetim ve yoğunlaşan robotlaşmanın ardındaki sınıf tahakkümünü meydana çıkarıyor. Aynı zamanda, bilişim teknolojisinin radikal hareketlerde yarattığı imkânlara göz atıyor; günümüzde yaşanan mücadeleleri bilgisayar ekranının yansıttığı ışıkla irdeliyor.

Bu kitap, modern teknolojik gelişmelere heterodoks Marksist bir analiz sunuyor. Silikon Vadisi'nin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini anlamak isteyenler için esaslı bir inceleme.

  Karl Marx’ın Sosyalist İktisadı  

karl marxin sosyalist iktisadi
> Thorstein Bunde Veblen
> Çev. Hüsnü Bilir
> Heretik Yayıncılık, 144 s.
> Satın almak için 

Karl Marx’ın Sosyalist İktisadı ve Sosyalizm Üzerine Metinler

Veblen'in evrimsel sosyal teorisi, sosyal bilimler alanının şüphesiz en önemli ve müstesna teorilerinden biridir. Muazzam bir bilgi birikiminin ve özgün bir bakış açısının ürünü olan bu teori, sosyal ilişki ve süreçleri sosyal bilimlerin “anaakım” teorilerinden oldukça farklı değerlendirir. Ufuk açıcıdır.

Veblen'in teorisine ilişkin söylediklerimiz ve çok daha fazlası elbette Marx'ın devrim yaratan teorisi için geçerlidir. Marx'ın teorisi, sosyal bilimler alanında ve toplumsal yaşamda başka hiçbir teoriyle kıyaslanamayacak kadar etkili olmuştur.

Bu derlemede, Veblen ve Marx'ın teorik bakış açılarının karşılaştırmalı değerlendirmesini ve bunların olası etkileşimlerini mümkün kılan metinler vardır. Bununla birlikte derleme sadece bu metinlerden oluşmaz. Veblen'in sosyalizm düşüncesini değerlendirdiği metinler de bu derlemede yer almaktadır.

Derlemenin Veblen, Marx ve sosyalizme ilişkin Türkiye'deki akademik ve/veya politik alanda yapılan tartışmalara önemli katkılar sunmasını umarız. 

  İkinci Cinsiyet  

ikinci cinsiyet2
> Simone de Beauvoir
> Çev. Gülnur Acar Savran
> Koç Üniversitesi Yayınları, 2 Cilt, 730 s.

> Satın almak için

Kadın doğulmaz, kadın olunur. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet'in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur.

Beauvoir'a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak.

1970'lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet'i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.

  Bilineceği Bilmek  

bilinecegi bilmek
> Mete Tunçay
> İletişim Yayınları, 432 s.
Satın almak için

 

Bilineceği Bilmek: Türkiye’de Siyasal Gelişmenin Evreleri ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Sol Akımlar

Aydın, düşünmekle ve doğru düşünmekle yükümlüdür. Doğru düşünmek ise, her şeyden önce, insanın temeldeki birliğini görmeyi ve insanla ilgili bütün sorunları bir önem sırasına koymayı gerektirir. Bu sıra, bir anlamda demokratik olmak zorundadır. Oysa işin içine bir kimsenin maddi manevi kendi çıkarları girince, özel sorunlar daha ağır basmak eğilimini gösterir. Fakat aydının bir tanımı da, kendini aşabilen kişi olması değil mi? - Mete Tunçay

Bu kitap, Mete Tunçay'ın ilk kez 1983'te yayımlanan Bilineceği Bilmek kitabının genişletilmiş ve gözden geçirilmiş yeni basımı. Mete Tunçay'ın 1402'lik olarak üniversiteden uzaklaştırılmasıyla 1996'da üniversiteye yeniden dönene kadar yazdığı yeni yazıların eklenmesiyle oluşturulan bu yeni basım, sosyal bilimler, tarihyazımı, Türkiye'nin siyasal sistemi, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte sosyalist ve komünist hareketin ilk dönemlerini ele alan makalelerden oluşuyor. Üzerinden geçen zamana rağmen hâlâ değerini ve önemini koruyan, Tunçay'ın titiz ve yenilikçi tarihçi kimliğinin izleri her satırda karşımıza çıkıyor.

Çok Okunanlar