Bu haftanın seçkisi (11 Ekim) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Duymak Zorundasınız  

duymak zorundasiniz
> Duymak Zorundasınız 
> Kor Kitap, 332 s.
> Satın almak için

Duymak Zorundasınız: 10 Ekim Ankara Katliamı Davası

Bu bir dava kitabıdır, sözcüğün içerdiği tüm anlamlarla birlikte. Yakın Türkiye tarihinin gördüğü en kanlı saldırının olay yerinden başlaya­rak soruşturma aşamasına, iddianamenin yazılışından on duruşmada tamamlanan mahkeme sürecine, 10 Ekim Ankara Katliamı Davası'nın kitabıdır. Bu anlamda, sevdiklerini kaybedenlerin, saldırı anının gözle görünen ve görünmeyen yaralarını taşıyanların ve onları temsil eden avukatların adalet mücadelesine tanıklık eder. Şahit olunan, ceberut devlet ile Ortaçağ'ın karanlık kuytularından Ortadoğu coğrafyasına geri çağrılan cihadist IŞİD örgütlenmesi arasındaki mutualist yaşamdır. Davaya katılanlar, sadece devletini aklama kaygısı güden bir mahkeme heyetinin değil, aynı zamanda insanlık dışı bu karanlığın ve ittifakla­rın da karşısında durmuştur. Kitap, bu anlamıyla belki de “Katliamlar Dönemi” olarak anılacak bir dönemin emek, barış ve demokrasi dava­sından tarihe bırakılmış bir kayıttır. Zira iki canlı bomba yüzünden 10 Ekim 2015'te başlayamayan Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi aslında henüz bitmemiştir. Mücadele o gün bayrağı devralanların elinde, ger­çek sorumluların yargılanmadığı adliye koridorlarında devam etmiştir. Mitingin barış, davanın adalet çığlığı hâlâ kulaklarda yankılanmaktadır. Bu, aslında henüz bitmeyen bir davanın kitabıdır.

“Bugün salonda bulunan neredeyse herkes o gün 10.04'te oraday­dı. Bir katliam yaşandığında, barış için gittiğiniz bir mitingde birden canlı bomba patladığında ve orası savaş alanına döndüğünde, insanlar ne yapar, ne yapmaya çalışır? Orada bulunan herkes o büyük kaosa, o korkunç savaş ortamına rağmen yerde yatanlara yardım etmeye çalıştı! Pankartlar sedye yapıldı. Yoldan çevrilen taksilerle yaralılar hastaneye yetiştirilmeye çalışıldı ama oraya ambulanslardan önce kim geldi? Çe­vik kuvvet! Tomalar geldi. Akrep adı verilen araçlar geldi. Ambulanslar ne kadar zaman sonra geldi biliyor musunuz? 45 dakika sonra. 45 koca dakika sonra geldi. Biz bunların hepsini anlatmak durumundayız, siz bunların hepsini duymak zorundasınız!”

   

  Güzel Ölümün Öyküsü  

guzel olumun oykusu
> Ayşegül Devecioğlu
> Metis Yayınları 128 s.

> Satın almak için


 “Yürümeye devam ediyor. Hava eskisi kadar soğuk değil, yakında bahar gelecek, ardından yaz, dünya dönmeye devam edecek. Peki dünya ne zaman duracak? Yaşamın hep böyle süreceği bilgisi, karanlıkla birlikte derisinden içeri sızıyor. Dünya dönmeye devam edecek. Sabah, gece birbiri ardına, korna böğürtüleri, kaldırımlar, insanlar arasında, bir de o kükreme, betonun, inşaat kepçesinin, polis arabasının, kim bilir neyin.”

Açılış bölümünden, "Arada bir de o kükreme...", s. 7-10

Bilmediği bir nedenle ansızın uyanıyor. Dünyaya kapkara düştü, taş gibi, gelişigüzel. Karanlıktan başka bir şey anımsamıyor bu yüzden.

Sokakta, hava ağarana kadar bekleyip sonra uyumaya alışkın. Art arda birkaç geceyi uykusuz geçirdiğinde bile, çevresinden akıp giden günü duyumsuyor. Peltemsi, çığırtkan bir yoğunluk duyumsadığı, beynini emen yapışkan bir uğultu, arada bir de o kükreme, betonun, inşaat kepçesinin, polis arabasının, kimbilir neyin.

Örtündüğü eski yorganın altında kıpırdanıyor. Toza toprağa karışmasına rağmen sabahı pembesine katıveriyor yorgan, bulaştırıyor pembeyi, lohusa yataklarının, sünnet düğünlerinin, maşallahların, inşallahların, bir yastıkta kocamaların, analı babalı büyümelerin pembesini. Epey solgun bir yorgan olduğu halde başarıyor bunu.

Sokakta pembeden başka siyahlar, koyu, açık griler görünüyor, kahverengiler, donuk sarılar...

 

  Kalbim O Viran Evlere Benzer  

kalbim o viran evlere benzer
> Melissa Bilal – Burcu Yıldız
> Çev. Evren Demirci
> Birzamanlar Yayıncılık, 320 s.
> Satın almak için 

Kalbim O Viran Evlere Benzer: Gomidas Vartabed'in Müzik Mirası

Kalbim O Viran Evlere Benzer: Gomidas Vartabed'in Müzik Mirası, 19. yüzyılın ikinci yarısında Kütahya'da doğmuş, çalışmalarını Osmanlı ve Rusya imparatorlukları ile Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yürütmüş Ermeni bir müzisyen ve müzikoloğun yaşamı ve akademik külliyatına dair kaynakları bir araya getiriyor. Geride bıraktığı müzikoloji mirasının önemini Türkiyeli okurla paylaşmayı amaçlayan bu kitap aynı zamanda Gomidas Vartabed'in İstanbul yıllarına ışık tutan mektup ve anılara da yer veriyor.

İki etnomüzikolog Melissa Bilal ve Burcu Yıldız'ın kitapta yer alan makaleleri ise Gomidas Vartabed'in yürüttüğü derleme çalışmalarının ve araştırmalarının tarihsel arka planına, Türkiye müzikoloji tarihyazımında sessizleştirilme sürecine, tanımladığı Ermeni müziği otantisitesine ve oluşturduğu müzikal estetiğin icra ve söylem düzeyinde güncel temsillerine dair tartışmalar içeriyor.

Kitapta yer alan çok sayıda fotoğraf ve belge, Gomidas Vartabed'in yaşadığı ortam, yaptığı derlemeler, yayınlar, sağlığında ve daha sonra yapılan müzik kayıtları hakkında bilgi verirken onun dünyasını daha yakından tanımamızı sağlıyor.

 

 

  İspanya  

ispanya
> A. Raşit Kaya
> Ayrıntı Yayınları, 208 s.

> Satın almak için



İspanya: Faşizmden Demokrasiye

A. Raşit Kaya, İspanya: Faşizmden Demokrasiye adlı kitabında müthiş bir eleştirel enerjiyle Avrupa'nın istisnai bir ülkesini mercek altına alıyor: 20. yüzyılın belki de en şiddetli iç savaşıyla altüst olan; sosyalistlerin, anarşistlerin, komünistlerin de dahil olduğu geniş bir yelpazede Sol'un kaybettiği bu iç savaş sonrasında faşist ve totaliter yapılanmaların toplumu kasıp kavurduğu, fakat yığınla baskıcı uygulamaya rağmen yüzünü yeniden ve ısrarla demokrasiye dönen İspanya. Türkçede benzeri bulunmayan bu çalışma, İspanya özelinden hareketle Türkiye gibi toplumların içinde bulunduğu siyasal darboğaza da ışık düşürmekte: totaliter rejimlerin panzehri olarak demokrasinin kaçınılmazlığı vurgulanmakta...

“Francocu Devlet oluşurken İspanya emperyalist/kapitalist sistemin çeperinde konuşlanmış, ekonomik gelişme sorunlarını aşamamış bir ülkeydi. Yeni kurulan devlet biçiminin ayırt edici özelliği, iktidarın belirli bir merkezde yoğunlaşması; otoriter ve faşist öğelerin kaynaşması olmuştur.” - A. Raşit Kaya

 

  Neoliberalizm, Bilgi ve Üniversiteler  

neoliberalizm bilgi ve universiteler
> Der. Mete Kurtoğlu
> Notabene Yayınları, 296 s
Satın almak için

 

Bu çalışma, karşı karşıya olduğumuz üniversite meselelerini kuramsal arka planı ve güncel politika konularını birlikte ele alarak inceleyen bir kaynak kitap olarak hazırlandı. Üniversite tartışmalarına akademik bir alan olarak yaklaşan bu derleme;

Yükseköğretim araştırmalarının dünyada ve Türkiye'de gelişimine;

Neoliberalizm, postmodernite, bilgi ve üniversite ideası tartışmalarına ve;

Kitleselleşen yükseköğretimin fırsat eşitliği, diploma enflasyonu, kurumsal çeşitlilik ve uluslararası sıralamalar gibi politika unsurlarına odaklanan üç bölümden oluşuyor.

Ülkemizde yükseköğretim araştırmaları hızla gelişirken, yükseköğretim yönetimi gündeminin ötesinde bir eleştirel yükseköğretim araştırmaları için giriş niteliğinde olan bu kitap, bir idea ve bir toplumsal kurum olarak üniversitelerin geleceği üzerine sorgulamalar yürütüyor.

 

 

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele