Pazartesi

Dolmabahçe Masası’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından devrilmesinin ardından, memleket iki seçim (7 Haziran ve 1 Kasım), bir darbe girişimi, bir de referandum gördü. AK Parti, uzun yıllar devletin de cevazıyla, Cemaat üzerinden kendi Kürdünü yaratma siyasetini darbe girişimi sonrası terk etmiş, “Beraber yürünen yollar” ayrılmıştı. Bu nedenle, Cemaat’ten boşalan alanı bölgede Barzani yanlısı parti ve Hüda Par ile doldurmaya çalışıyor. “Bundan sonra muhatabımız Kürt milleti” sözünün asıl metni de buydu.

Kıl payı alınan “Evet”‘in ardından Huber Köşkü önünde “Evetçilere” seslenirken “Özellikle Güneydoğu’da Hüda Par’a gönül veren kardeşlerime teşekkür ediyorum” cümlesini kurması, Hizbullah devşirmesi örgütün sahadaki varlığını dikkatle izlemeyi hak ediyor.

Hüda Par, AK Parti’nin MHP ile ideolojik işbirliğine ses çıkarmayarak, Referandum için oyunun “Evet” olacağını haftalar öncesinden açıklamıştı. Binlerce ölümün yaşandığı son iki yılda, açıktan “Evet” çalışması yürütmemeyi tercih eden Hüda Par’a neden teşekkür ettiğine yakından bir bakalım.

İktidarın şiddeti yükselttiği ve “güvenlik” kaygısıyla seçmeni sandığa götürdüğü 1 Kasım seçimlerine AK Parti lehine girmeyen Hüda Par, HDP’nin yüksek oy aldığı 1 Haziran seçimlerine 9 bağımsız adayla katılmıştı.

Diyarbakır bazlı sonuçları okumaya çalışırsak, Hüda Par 7 Haziran seçimlerinde Diyarbakır’da oyların yüzde 3,2'sini aldı. 1 Kasım’da ise seçimlere girmedi. Bu seçimde AK Parti Diyarbakır’da yüzde 21,4 oranında oy aldı. Bir milyona yakın seçmeni olan Diyarbakır’ın referandumda sandığa gitme oranı Türkiye ortalamasının altında kaldı ve katılım oranı yüzde 63,05 oldu. Kürtlerin sandığa gitme oranındaki düşüş başka bir yazının konusu olsa da, bu oranın Evet’lerin 1 Kasım sonucuna göre yüksek çıkmasını açıklayan bir tarafı var. Yüzde 67,59 “Hayır” diyen Diyarbakır’da “Evet” oranı yüzde 32,41 çıktı. 10 puanlık bir artışın sandığa gitme oranındaki düşüşle bağını kurmak mümkün. Ancak bu orandaki artışta Hüda Par’ın sahadaki varlığının payını daha inceden hesaplamaya ihtiyaç olduğu kesin. Zira bu dindar Kürtlerin devlet ve iktidar olanakları ile egemenlik/güç alanının ne kadar genişleyeceğini gösterecektir bizlere.

Hüda Par yakını sosyal medya hesapları incelendiğinde de, Hizbullah devşirmesi bu yapının özellikle kararsızlar üzerinde etkili olduğu yorumları yapılıyor. Kemik “Evetçiler”den çok, AK Parti’nin bölgeye ilişkin politikalarından rahatsız olan kitleyi ikna ettiği savunuluyor.

Bölgede, Iğdır, Dersim, Hakkari ve Erzurum dışında bütün illerde teşkilatı bulunan Hüda Par’ın iktidar yanlısı kanallardaki görünürlüğü önümüzdeki dönemde daha da artacaktır. 6-7 Ekim olayları öncesinde Kürt siyaseti ile karşı karşıya getirilmek istenen Hüda Par’ın, iktidar eliyle palazlandırılarak önümüzdeki süreçte bölgede, özellikle Rojava’daki gelişmelerin de etkisiyle nasıl şekilleneceğini yakından takip etmek gerekiyor.