Referandum sath-ı mahallinde olmamız sebebiyle gündem doğal olarak bu konu etrafında şekilleniyor. Partilerin açıklamaları, anketler, hayır kampanyası yapanlara yönelik baskılar, kollukça hayır seçeneğinin ‘halk arasında kin ve nefret duygusu yaymak’ kategorisine alınması, HDP’li vekillere, partililere, sivil toplum kuruluşlarına ve tek tek bireylere yönelik operasyon ve tutuklamalar…  artık çok daha net bir şekilde görünür hale geliyor.

Mesele Dergisi 10 yıl istisnasız her ay yayınlandı. 120 sayıyı bağladıktan sonra bildiğiniz gibi internet üzerinden, farklı bir düzeyde yayınımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Mesele’nin başından geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu olay, hem nasıl bir döneme girdiğimizi hem de AKP zihniyet dünyasının korku ve tecrit politikasının ne kadar aşağılara indiğini, ama eskisi gibi ikna edici olmadığını göstermesi bakımından hayli ilginç. Tabii ki geleceğe dair de ipuçları veriyor.

Başbakan Binali Yıldırım referandumda ‘Hayır’ oyu kullanacakları şimdiden ‘terörist’ saydığını ilan etti. ‘Hayır’ diyenleri PKK’lı, FETÖ’cü diyerek baskı altına alıyor, ‘Evet’ oyu vermeleri yönünde baskı yapıp dolaylı yoldan tehdit ediyor. Hızını alamayıp bu listeye HDP’yi de eklemiş. Olağan bir hukuk devletinde, yasa ve Anayasalara göre kurulmuş bir siyasal partiye terörist demek suç sayılır. HDP’li hukukçuların Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunmaları gerekir/önemlidir.

Donald Trump protestolar arasında resmen ABD başkanı oldu. Trump, genel eğilime uygun olarak “milli” ve “alışıldık olmayan” bir başkan olacağını açıkladı ve başkanlık konuşmasında da “Amerikan malı satın alınmasını ve Amerikalıların işe alınmasını” dile getirdi. Yine Rusya, siyasal İslam, Ortadoğu, İsrail ya da başka birçok konuda önceki döneme ait tüm geleneksel politikaları terk edeceğini söyledi. 

Anayasa değişikliği taslağının 338 oyla mecliste kabul edilmesinin ardından, gözler Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklayacağı referandum tarihine çevrildi. OHAL’in 19 Nisan’a kadar uzatıldığı düşünülürse, oylamanın olağanüstü koşullarda yaşanacağı kesin gibi.

Meclisteki Anayasa değişikliği görüşmelerinin ilk turu tamamlandı. Medyaya yansıyan görüntülere bakarak, ilk turdan akılda ne kaldı diye sorulsa; maddelerin 330’la geçtiği, bir de kavganın, küfrün envaye çeşidinin yanı sıra geriye kırılan kürsünün, kaybolan 15 bin Euro’luk mikrofonun, ayağının ısırıldığını ileri sürecek kadar seviyesi düşmüş vekillerin söylenebilir.

Diğer Makaleler...