CHP liderinin Ankara’dan başlayıp İstanbul’da sonlandırdığı ve 25 gün süren Adalet Yürüyüşü, peşinden 9 Temmuz’da gerçekleştirilen kitlesel Maltepe Mitingi, son olarak 26-29 Ağustos tarihinde Çanakkale Gelibolu’da düzenlenen Adalet Kurultayı beklenenden daha fazla ilgi gördü.

AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan, CHP liderini hedef alarak, hapiste bulunan milletvekili Enis Berberoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun aynı suça ortak olduğunu ileri sürdü.  Bu sözler Erdoğan’ın ağzından tesadüfen dökülen cinsten değil. Yeni iktidar stratejisinin bir parçası olarak seçilerek ve bilerek söylenmiş olmalıdır.

Uzunca bir süredir, sağ iktidarların tamamı CHP yönetiminin uygulamalarına karşı yürütülen propagandayla hedefine ulaşıyor. Bugün bile AKP sözcüleri 1930’lu, 40’lı yılları karıştırıp her hangi bir olayı bugün yaşanmış gibi sunabiliyor ve karşılık buluyor. Tayyip Erdoğan için Kılıçdaroğlu hep bir ‘malzeme’ oluyor.

Adalet talebiyle 420 km olan Ankara-İstanbul yolunu 25 günde yürüyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kitlesel bir finalle yürüyüşünü sonlandıracak. Yürüyüş boyunca ‘hareket’in kendisini dikkate alan sosyalist kamuoyu, çeşitli aralıklarla yürüyüşe desteğini açıkladı ve katılma çağrısı yaptı. DİSK, sendikalar arasında bu çağrıyı ilk yapan oldu. Türk-İş içinden bazı sendikalar destek verdi, KESK de katılım çağrısı yaptı.

Adalet Yürüyüşü üzerine tartışıyoruz. Tartışmanın farklı tarafları var. Taraflar sosyalist. Ama mevzu devrimci, sosyalist program ve strateji değil. CHP’nin gündemini aramızda mevzu yapıyoruz. Kendi gündemimizi, yürüyüş hattımızı oluşturamıyoruz. Bu sadece acizlik değil aynı zamanda gerçek manada devrim mücadelesine, bağımsız sınıf siyasetine inançsızlık ve güvensizliktir.

Diğer Makaleler...

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Facebook'ta Mesele