Dünyayı sarsan ve bugüne ulaşan o fotoğrafta yer almasına sebep olacak bir “faaliyeti” yoktu, 1963 yılında Saygon’un kuzeyinde bir köyde doğmak dışında. Adı Vietnamcada “Altın Mutluluk” anlamına geliyordu. 8 Haziran 1972’de bir Amerikan uçağı, bir köyde, insanların sığındığı tapınağın üzerine dört napalm bombası attığında, savaştan saklanmak için orada olan çocuklar, alevler içinde kalarak dışarıya fırladılar.

Bugün de Türkiye'de basının ve gazeteciliğin durumu, 1946-48 yıllarında Markopaşa ve Sabahattin Ali üzerinde estirilen terörden hiç farklı değil. Hatta özgür düşünce üzerinde baskı ve sindirme daha da katmerli bir biçimde yaşanmakta. Monarşi müptelâları, Tek Partili Cumhuriyetin 1925 tarihli Takrir-i Sükun (Sessizlik Önergesi) Kanununu daha da ağırlaştırarak icra etmekteler.

Bültene abone olun

Mesele'ye yeni yazı eklendiğinde haberdar olmak için eposta adresinizi bırakın.

Facebook'ta Mesele